MAHMUT ÖZDEŞ


Mahmut Özdeş 08 09 1950 tarihinde Sultan Albak ile Ahmet Özdeş’ in 4. çocuğu olarak yoksul bir ailede dünyaya geldi. Henüz 2,5 yaşındayken babasını kaybetti
Diyarbakır Eğitim Enstitüsü Fen Bilgisi Öğretmenliği bölümüne başladığı 1970 yılına kadar geçen zaman , annesinin içinde bulundukları derin yoksullukla mücadelesi ile geçti.
1973 yılında Fen bilgisi öğretmeni olarak mezun oldu. Urfa Ticaret Lisesi’nde öğretmenliğe başladı; kısa zaman içinde TÖB-DER’e üye oldu. Aktif çalışma içinde çok sayıda eğitim emekçisini TÖB-DER e kazandırdı. 1975 Yılında yönetim kuruluna seçildi; eğitim emekçilerinin örgütlenmesi ve politik bir bakış kazanması amacıyla diğer YK üyeleriyle birlikte her hafta seminer çalışmaları yaptılar. Aynı yıl, Urfa da ‘Halkın Kurtuluşu’ hareketiyle tanıştı. 1. Milliyetçi Cephe (MC) döneminde Urfa da 152 öğretmen sürgüne gönderildi; öğretmen sürgünleri, kıyımlar, ailelerin parçalanması, açığa almalar gibi baskılar karşısında 1975 yılında iktidarın zulmüne karşı yapılan, arapça, kürtçe ve türkçe sloganların birlikte haykırıldığı, yaklaşık oniki bin kişinin katıldığı mitingin düzenlenmesi için aktif görev aldı ve bu mitingte konuşmacılardan biri oldu., 1976 yılında ülkedeki siyasallaşma, politik çevrelerin şekillenmesi Urfa ya da yansıyor ve yine TÖB-DER de ulusal sorun üzerine düzenlenen ve her siyasal çevrenin de katılımcı olduğu bir seminer çalışmasında Mahmut Özdeş tüm milliyetlerden devrimcilerin, komünistlerin bir örgüt çatısında ortak mücadelesinden yana tutum alarak bir konuşma yapıyordu. 1976-77 Öğrenim yılında Van Ticaret Lisesi’ne , oradan da Muradiye ilçesine orta okul öğretmeni olarak sürüldü. Ancak Muradiye’ye gitmeden istifa etti ve aynı yıl (1977) İzmir’e taşındı . Bir süre Gültepe Belediyesi’nde çalışmaya başladı aynı zamanda Manisa ve İzmir de Töb-Der içinde yurtsever devrimci öğretmen (YDÖ) hareketinin güçlenmesi için çalışmalara katıldı.
1978 yılında Ecevit hükümeti döneminde, yeniden göreve dönmeyi talep ederek Urfa Lisesi’nde öğretmenliğe atandı; kısa zaman sonra da müdür yardımcılığı görevini aldı. 1980 yılı başında kendi isteği ile Urfa’dan Manisa / Turgutlu’ya tayini çıktı. 12 Eylül 1980 darbesinden 1 hafta sonra tutuklandı. yaklaşık 40 gün Manisa Batı Kışla da sonra iki ay Urfa’da gözaltında kaldı , ardından Diyarbakır’a götürüldü. Aynı dönemden kendisiyle gözaltında kalanlar, yoğun işkenceler yaşadığını “bardak bardak kan tükürüp, kan işediğini” ve devrimci onurunu ezdirmediğini, üzerine atılan suçu da kabul etmediğini anlatırlar.
Diyarbakır 5 No’lu Cezaevinde 22 ay kaldı; dönemi birlikte yaşayanlar yine bu süre boyunca direngen, devrimci onurunu koruyan, çevresine umut ve güven taşıyan kişiliğini anlatırlar. 1982 yılı Temmuz ayında hakkındaki suçlamalardan beraat ederek cezaevinden çıktı.
1986 yılına kadar yaşamını sürdürebilmek için bulabildiği işlerde çalıştı ( sıhhi tesisatçılık, çay evinde çaycılık, fabrikada muhasebecilik gibi) . 1402 sayılı kanunla son verilen mesleğine 1988 yılında Turgutlu Endüstri Meslek Lisesinde tekrar başladı. Her zaman olduğu gibi öğrencileri ile ilişkisi iyiydi. İhtiyacı olan öğrencilere maddi çıkar gözetmeksizin derslerinde yardımcı oldu. Derslerden arta kalan zamanlarda Eğitim-Sen çalışmalarına katıldı .
TİP ve TSİP’li kişiler tarafından adinin Apocu ve PKK liye çıkarılması ve Endüstri Meslek Lisesinden Çıraklık Eğitim okuluna sürülmesi sebebiyle öğretmenlikten istifa ederek dershanede çalışmak üzere 1994 Ekim ayında Marmaris’e taşındı. Marmaris’teki hayatı aktif siyasetten uzaktı ancak günlük siyaseti sosyo-ekonomik-politik gündemi dikkatle izlemeyi sürdürdü. Çevresi ile ilişkilerinin temeli insaniydi. Dershane iflas ederek kapanınca öğretmenliğe Dalaman Gürleyik köyünde tekrar başladı. Bu öğretmenliğe son dönüşüydü. Gürleyik köyünde 1 yıl çalıştıktan sonra Marmaris’e 75. Yıl Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne geldi. 2006 yılında emekli oldu. Hayatı site yöneticiliği ile geçti. Site sakinlerinin sevilen Mahmut abisiydi, yardımseverdi. Aklıyla , emeğiyle olduğu kadar parasıyla hayatı boyunca çevresindeki herkese yardım etti. Problemleri çözmeye çalıştı.
12 Şubat 2016 ‘ta kanser hastalığı sonucu bu güzel, bu başı dik insanı yitirdik. Bizlerle yaşayacak.

MİNE BADEMCİ

 

Mine Bademci
(1962 – 15 Ekim 1982)

İzmir’in Alaçatı Kasabası’nda doğdu. Devrimci mücadele ile Alaçatı Halk Odası faaliyetlerinde tanıştı. . Buca Eğitim Fakültesi’nde öğrenciyken, okulu bırakarak, tüm zamanını Urla’daki devrimci çalışmalara verdi. Mine’nin ailesi de tütünle uğraştığından, Urla’da tütün işiyle geçimini sağlayan halkla kolayca kaynaştı. Birkaç ay içinde, Urla’da çok sevilen bir devrimci olarak tanındı.

1980 yılının Temmuz ayında, kendisi gibi devrimci olan abisi, Salih Bademci’nin ölüm haberini aldı. Mine o sıralar henüz 18 yaşında olmasına rağmen, metanetini yitirmedi, sarsılmadı.

12 Eylül’den sonra, arkadaşlarıyla birlikte kırsal kesime geçti. 15 Ekim 1982’de Urla’da silahlı çatışmada yaşamını yitirdi.

Bir bağ evinde sarıldıklarında 15 – 20 kişiydiler. İçlerinde tek kadın Mine’ydi. Birlikte durumu değerlendirerek çemberi yarıp çıkmaya karar verdiler. Dışarıya ilk fırlayan Mine oldu ve açılan ateş sonucu öldürüldü. Vücudunda 32 kurşun vardı. Diğer arkadaşları sağ yakalandı.

Kaynak: simurg.info dan alınmıştır

 

HÜSEYİN KAYA

Dostumuz,Hüseyin Kaya’yı amansız hastılığı sonucu yitirdik. Soğuk demir işçisiydi.Emekliydi. Dünyanın birçok ülkesinde işçi olarak çalıştı.Proleter devrimci hareketin işçi militanlarındandı.

Yaşama çok bağlıydı,hayatı severdi,gündüzleri çalışırdı,akşamları duble rakısı ve şairlerimizin güzel şiirleri masasından eksik olmazdı. Paylaşmacı yüreği ve sosyalist bilinciyle onu unutmayacağız.

Yarın 1 Eylül salı günü Bostanlı Camiinden (Karşıyaka-İzmir) saat 13,20 ‘de alınarak,Doğançay’da uğurlayacağız.

Dostlarının ve yoldaşlarının başı sağolsun,yıldızlar yoldaşı olsun..

”Provası yok hayatın.
Ne yeniden yaşamak mümkün,
Ne de yaşadıklarını silebilmek.
Önemli olan, ilk defa değil
Son defa sevebilmek.” diyenlerdendi…

KADİR KAYA

 

78 Kuşağının İzmir/ BUCA yurtsever devrimci geçliğinin aktif militanı KADİR KAYA yı geçirdiği kalp krizi bizlerden ayırdı.

1956 Kütahya ili Gediz ilçesi Gürlek kasabası doğumlu olan arkadaşımız ilk, orta ve lise öğrenimini Gediz de bitirmiş; Buca Eğitim Enstitüsü Matematik Bölümü’nde okudu..

12 Eylülün ardından Konak’taki Sümerbank köprüsüne pankart asarken polis kurşunuyla bacağından yaralanmış, iki yıl Buca Cezaevi ve değişik cezaevlerinde kalmıştı.

1989 Yılında Gürlek Belediye Başkanı seçildi ve bir dönem bu görevde kaldı.

Mücadelesi, anıları belleğimizde canlı kalsın.