KHK ile ihraç edilen emekçiler 170. hafta oturma eylemini yaptı. KHK’ler ile işlerinden ihraç edilen kamu emekçilerinin direnişi de 1 Mayıs coşkusu da dört duvar arasına sıkıştırılamaz. Meydanlar emek, barış ve demokrasi mücadelemizde bir yöntemdir. Mücadele irademizdir, yasaklamalarla yok edemezsiniz.Yaşasın 1 Mayıs

KHK eliyle bir gecede çalışma hakkından, işinden, ekmeğinden edilen kamu emekçileri Karşıyaka Çarşı girişinde 170. hafta  oturma eylemini yaptı.  KHK’li  emekçiler,  1 Mayıs İşçi sınıfının Birlik Dayanışma ve Mücadele gününe gidilirken,  işçi sınıfının ve emekçilerin  1 Mayıs  bayramının   yasaklandığı,  yoksulluğun, işsizliğin, Kod-29’dan işten atmaların,  savaşın, militarizmin, gericiliğin, şiddetin, güvencesizliğin, kadına yönelik şiddetin ivme kazanarak arttığı  koşulları değiştirmek için 170. oturma eylemini yaptılar. Emekçiler  haklarını ve taleplerini haykırdılar.

Oturma eylemine HDP İzmir Milletvekili Murat Çepni, HDP, Emek Partisi, Yeşiller ve Sol gelecek Partisi, Disk Genel-İş Sendikası 8 Nolu şube, İmece Dostluk Dayanışma Derneği temsilcileri de katıldı.  HDP İzmir Milletvekili Murat Çepni,  KHK ile çalışma hakkından olan emekçileri selamlayarak   siyasi iktidara karşı mücadelenin her alanda sürdüğünü “Rize İkizdere’deki İşkencedere Vadisi’ne yapılmak istenen taş ocağına karşı köylülerin ve çevre halkının direnişi sürüyor. Dün, jandarma korumasında iş makineleriyle ağaçlar sökülürken, köylüler,  doğaseverler ağaç katliamını engellemek için  mücadele ediyor…1 Mayıs işçilerin emekçilerin ve ezilen halkların birlik ve mücadele günü yaklaşıyor selam olsun direnenlere..”  dedi. Genel-İş Sendikası 8 No’lu şube Başkanı  ” Bir gecede İstanbul Sözleşmesini geri çekenler 1 Mayıs’ı da yasakladılar. pandemiyi işçi ve emekçilere karşı kullandılar. İşçi sınıfı ve emekçiler mücadele ile engelleri aşacak” diye konuştu.  Eğitim-Sen 2 No’lu Şube Temsilcisi,  29  Nisan Perşembe günü saat  onbirde Kemeraltı girişinde, herkesi  1 Mayıs İşçi sınıfının Birlik Mücadele ve dayanışma günü için  toplanmaya çağırdı..

Basın açıklamasını  KESK İzmir Şubeler Platformu dönem sözcüsü Nursel Yücesoy yaptı. Açıklama şöyle

“Dünya, yüzyılımızda önemli değişimler yaşarken ülke tarihi açısından da dikkate eğer gelişmelerin yaşandığına tanıklık ediyoruz. Türkiye demokrasi tarihi içerisinde zaman zaman aksaklıklar yaşansa da çağın özellikleri içerisinde iyiye doğru bir yönelmeyi bekliyorduk. 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrasında ülkede yaşanılanlar tarihi, hukuki, sosyolojik ve siyaset bilimi açısından ibretlik sonuçlar ortaya koymuştur. Modern toplumların sivil ve ortak akılla kendini var etmeye çalıştığı günümüzde darbe mekaniği insanlık önünde engeldir. Çağdaş yönetim anlayışı, halkların iradesine yapılan her türlü saldırıyı lanetlemelidir. Siyasetten beklenen budur. Ancak ne yazık ki söz konusu darbe girişimi sonrası yönetenlerin icraatları darbe sonuçlarına adeta rahmet okutacak cinstendir. Bireyin ve toplumun tüm yönleriyle varlığını demir yumrukla ezmeye çalışan iktidarların o toplumda geleceği olamaz. Tekçi, gerici, totaliter yaklaşım günlük siyasette iktidarlara kazandırabilir ama nihayetinde kendisini de yutacak bir değirmene dönüşür. Unutulmamalıdır ki rüzgar eken fırtına biçer. Toplumu barış içerisinde, demokratik bir ortamda, eşitlikçi yaklaşımla ve insanlık onuruna yaraşacak biçimde yönetmeye çalışması gerekenler güzellik adına ne varsa önünü tıkayamazlar. Anadolu coğrafyasının kadim halkları nihayetinde varlıklarına ve bedeller ödeyerek kazandığı değerlerine sahip çıkacaktır. Bu ülke insanına dair umudumuz tamdır. İşçisi ve köylüsüyle, kamu emekçisi ve esnafıyla, genciyle ve yaşlısıyla kendi geleceğine sahip çıkacaktır. İktidarlar geçici, halklar kalıcıdır. Tüm bileşenleriyle bu toplum basiretini gösterecek ve kendisini yıkıma götürenlerden hesabını soracaktır.

Kamu Emekçileri Konfederasyonu’na bağlı sendikalarımızın üyelerine yönelik iktidarın tutumunu aslında anlıyoruz. Çünkü biz her zaman kamunun ortak çıkarlarını sahiplendik. Çünkü biz haksızlığa ve hukuksuzluğa her daim sesimizi yükselttik. Çünkü biz emekten, barıştan ve demokrasiden yana durduk. İnsanlığın tüm ilerici değerlerine sahip çıktık. Yakın geçmişte konfederasyonumuza bağlı sendikalara yönelik baskı ve dayatmaların yegane amacı budur. Bizler her zaman kamunun aleyhine tutum takınanlara direneceğiz. Bizler haksızlıklara ve hukuksuzluklara karşı her zaman direneceğiz. Bizlerin size feda edeceği hiçbir arkadaşımız da yoktur. Bilesiniz ki hiçbir ihraç arkadaşımız bu onurlu mücadelesinde yalnız değildir.

Türkiye demokrasi sayfalarına atılan en büyük lekelerden biri de kuşkusuz KHK hukuksuzluğudur. Bugün değilse bile en kısa zamanda bu hukuksuzluğun sızısını tüm toplum vicdanının en derin yerinde hissedecektir. Zulüm ile anılacak karar alıcıların torunları bile bu utancı hissedecektir. Gün yüzü görmesinler diye adeta ölümleri istenen ihraçlar karşısında yönetenler insan yüzüne bakamayacaklardır. Türkiye demokrasi mücadelesinde tarihe şimdiden adını kazıyan KHK’li ihraç arkadaşlarımız bu toplumun asıl değerleridir. Kamudan uzaklaştırılan arkadaşlarımızın bu topluma kattığı değerleri anlamayanlar, yetişmiş insan gücü değil kendisine kulluk edecek parti memuru arayanlar bu ülke insanın en ağır darbeyi vuranlar geleceğin karanlık sayfalarında anılacaksınız. Oysa bizler ihraç arkadaşlarımızla birlikte ve çocuklarımızla birlikte geleceği kuracağız.

İftira, kurum kanaati ve uyduruk istihbarat verileriyle işlerinden ihraç ettiğiniz arkadaşlarımızla ilgili adalet arayışımız her platformda devam ediyor ve edecektir. Darbe girişimi sonrasında hukuki temeli olmayan kerameti kendinden menkul adına OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu dediğiniz yapı adeta ikinci bir cezalandırma aracı olarak kullanılıyor. Darbe girişimi sonrasında yaklaşık 150 bin kamu emekçisi işlerinden ihraç edildi. İdari tasarrufla ihraç ettiklerinizin hukukunu yok saydınız. Adalet mekanizmalarının işleyişini engellemek için komisyonu kullanıyorsunuz. Bir kez de buradan teşhir ediyoruz. Uyarıyoruz, suç işliyorsunuz. Adeta oyalama komisyonu faaliyeti yürütüyorsunuz. İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri bileşeni olarak sileri bir kez de bu alandan uyarıyoruz. Suç işliyorsunuz. OHAL komisyonunu aldığı ret kararlarıyla birlikte lağvedin. Arkadaşlarımız bir an önce işlerine iade edin.

KHK’ler ile işlerinden ihraç edilen kamu emekçilerinin direnişi de 1 Mayıs coşkusu da dört duvar arasına sıkıştırılamaz. Meydanlar emek, barış ve demokrasi mücadelemizde bir yöntemdir. Mücadele irademizdir, yasaklamalarla yok edemezsiniz.

Yaşasın haklı mücadelemiz, yaşasın 1 Mayıs! ”

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.