KADINLAR DEMOKRATİK HAKLARINDAN VE YAŞAMLARINDAN VAZGEÇMİYOR..

Kadınlar Birlikte Güçlü hareketi Karşıyaka Çarşı girişinde, İstanbul Sözleşmesine sahip çıkarak, kadına yönelik şiddete, cinayete, taciz ve tecavüzlere karşı basın açıklaması yaptı. İzmir Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube ve Çevik Kuvvet kadınları çembere alarak açıklamaya izin vermeyeceklerini belirtti. Kadınlar açıklamalarını yapacaklarını ve temel hak ve özgürlüklerinden vazgeçmeyeceklerini belirterek, açıklamaya geçtiler. Açıklamada kadınlar sık sık, “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz”, “Kadınlar birlikte, birlikte güçlü güçlü”, “Vardık, varız, var olacağız” ve “İstanbul Sözleşmesi Yaşatır”, “Jin jiyan Azadi” sloganlarını attı. Polis ablukasının dışında kalan yurttaşlar eyleme alkış ve sloganlarla destek verdi.

Açıklamaya HDP İzmir Milletvekil Serpil Kemalbay da katıldı ve açıklama yapıldıktan sonra bir konuşma yaptı.
Açıklamayı Kanun Hükmünde kararname ile öğretmenlikten ihraç edilen Ebru Dinçel yaptı. Açıklama şöyle:

“Türkiye’deki rejimin ırkçı-tekçi-gerici ve eril bir sistem olduğu artık herkesin kabulü haline gelmiştir.
Bu sistemin ivedilikle karşı durduğu ve oldukça rahatsız olduğu bir kesim var ki, o kesim toplumun yarısını oluşturan kadınları kapsamaktadır. Kadınsan baskı, şiddet, soruşturma-kovuşturma, ayrımcılık, gözden düşürme, marjinalleştirme ve terörize etme iki dudak arasına kalmıştır.

Kadınlar, “susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz” dedikçe, irade beyanlarını açıkça dile getirdikçe karşılarına çıkarılan yasaların sopaları oluyor. Bu sopalar ceza kesme, soruşturma açma, gözaltına alma hapse tıkma ile gözdağına dönüşürken diğer yandan örgütlü kimlikleri-kurumları kapatılarak, yasaklı ilan edilerek terörize ediliyorlar. Hiç bir şey bulamasalar bile yurtdışı yasağı ve ev hapsiyle göz hapsine alınıyorlar. Amaçladıkları kadınların hareket etmesini, akmasını engellemek, makbul kadın haline getirmek. Makbul kadın olmayacağız!

Ayşeler, Leylalar, Gültanlar, Sebahatlar, Figenler, Ayseller ve diğer niceleri siyasette kadının söz söyleme, eylem ve örgütlenme hakkı için boyun eğmedikleri ve hakikati savundukları için cezalandırılmışlardır.
Kadınlar olarak buna sessiz kalmıyoruz.

Kadın aktivistler derhal serbest bırakılsın! Kadın Mücadelesi Engellenemez!
Boğaziçi üniversitesine atanan kayyım rektöre karşı ayağa kalkan, demokratik üniversitelerde okumayı talep eden gençlerin ,yaratılan homofobik söylemlerle sosyal medya üzerinde lince varan bir duruma düşürülmesini kınıyoruz. Cinsel yönelimleri nedeniyle aşağılanan, ayrımcılığa ve nefret söylemlerine maruz bırakılan lgbti+ lar insanlığın varoluşundan beri hayatın her alanında vardır, var olmaya da devam edecektir. Eril zihniyetteki egemenler de herkes de bunu kabul etmek zorundadır.

Bizler her türlü ayrımcılığın karşısında durarak dünyanın tüm renklerine sahip çıkıyoruz. Yaşamın tüm renkleriyle anlam kazandığının bilincindeyiz. Gökkuşağının tüm çocuklarına selam olsun, yanınızdayız, biraradayız.
Gökkuşağını değil homofobiyi yasakla!

Lgbti+ hakları insan haklarıdır!

Boğaziçi’nde başlayıp yayılan direniş İzmir sokaklarını da sardı. Baskılara ve polis şiddetine karşı direnişi kadınlar olarak ta büyüttük. Günlerdir onlarca arkadaşımız İstanbulda, İzmir’de ve Ankara’da gözaltına alındı, polis şiddetine maruz kaldı. Başta İstanbul’da gözaltına alındığında cinsel şiddete uğrayan Kadınların Kurtuluşu üyesi Başak Yeşilot ve dün İzmir’de bayılana kadar işkence uygulanan Özgür Genç Kadın üyesi İrem Çelikbaş devletin kadın düşmanlığını bir kere daha gösterdi. Başak v İrem’e yapılan saldırıları teşhir ediyor ve hesap sorma kararlılığımızı yineliyoruz. Onlar erkek egemenliğinden güç alırken biz kadın özgürlük mücadelemizin haklılığından güçleniyoruz ve mücadelemizi büyütüyoruz.

Yine kadınların bin bir emekle, bedeller ödeyerek, mücadeleyle elde ettiği kazanımlara göz dikmiş olan erkek akılla var olanlar şunu iyi bilsinler ki; emek bizim söz bizimse karar da bizimdir. Hayatlarımız sizin iki dudağınızın arasına sığmayacak kadar değerli. Haklarımıza da hayatlarımıza da kazanımlarımıza da sahip çıkıyoruz.
İstanbul sözleşmesini size yedirmeyeceğiz ve siz uygulayacaksınız. Dönüp dolaşıp İstanbul Sözleşmesine dadanmanızın nedenlerini çok iyi biliyoruz. Lgbti+ lara ve kadınların yaşamına yaklaşımınız bunun aynası. Bir tek kardeşimizi dahi kaybetmeye tahammülüz kalmadı. Peşinizdeyiz,
gözümüz üzerinizde!

İstanbul Sözleşmesi Yaşatır, Uygula!

21. yüzyıl kadın özgürlük çağı olarak, bir kadın yüzyılı olarak gelişmeye örgütlenmeye ve yaşamı özgürleştirmeye doğru ilerliyor. Bizler de bu enerjinin aktif parçacıkları olarak umutla, inançla, dirençle, kararlılıkla dayanışmayla mücadelemize devam edeceğiz. Birlikteliğimizi daha da büyüteceğiz. Vardık varız varolacağız!”

Açıklamanın ardından HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay, “eylem yapmak isteyen kadınların, polis tarafından abluka altına alınmasının anayasaya ve insan haklarına aykırı olduğunu ifade etti.

Kemalbay İzmir Emek ve Demokrasi Güçlerinin açıklamasına katılmak isteyen gençlerin gözaltına alınmasına ve zor kullanılmasına karşı çıkarak; “Burada hak ihlali yapanlar Saraydan ondan sonra İçişleri Bakanlığı’ndan Valilikten emir alarak bizi kuşatan Emniyet Güçleridir. Orada açık bir şekilde hiçbir uyarı yapılmadan demokratik haklarını kullanan kitleye saldırılmıştır ve kitleye yıldırmak için şiddet uygulanmıştır. Emniyet güçleri bu hukuksuz uyulamadan vazgeçmelidir. Bu suçu işlemek için teşvik ediliyor olabilirsiniz ama yakında bu ülkede demokrasi inşa ettiğinizde işlediğiniz suçlardan dolayı mutlaka hukuk önünde yargılanacaksınız” dedi.

“Bu ülke tek adam rejimi ile yönetilmek istemiyor. Hilkat garibesi anayasa ile yönetilmek isteniyor. Bütün halklar barış içinde eşit koşullarda yaşamak istiyor. Kadınlar özgür olmak istiyor ve bu eril sisteme başkaldırıyorlar. Çünkü kadınların emeği kimliği bedeni her gün şiddet ve sömürü altında. yok sayılıyorlar” diye konuştu..

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.