İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri; Boğaziçi Üniversitesi Bileşenlerinin Yanındayız, Birlikte Güçlüyüz! Üniversitelere Vurulan Kelepçelere, Atanan Kayyımlara Karşı Herkesi Demokratik Mücadeleye Davet Ediyoruz!

İzmir emek ve Demokrasi Güçleri Türkan Saylan Kültür merkezi önünde açıklama yaparak, Üniversitelere atanan kayyımlara, kelepçelere, gözaltılara karşı herkesi istibdat yönetimine karşı özgürlük mücadelesine çağırdı.
Açıklamaya HDP Milletvekilleri Murat Çepni, Serpil Kemalbay ve KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen de katıldı.

Açıklamayı Eğitim Sen İzmir 3 No’lu Şube Başkanı Ulaş Yasa okudu.
Açıklama şöyle;

“Bilindiği üzere, Cumhurbaşkanı Erdoğan Boğaziçi Üniversitesi’ne AKP’ye sadakati ile bilinen eski bir AKP milletvekili aday adayını rektör olarak atadı. Söz konusu atamayı kayyım olarak niteleyen Boğaziçi Üniversitesi bileşenlerinin demokratik tepkisine polisin sert müdahalesi gecikmedi. Atanan rektör Melih Bulu ve polisin ilk icraatı ise kampüse girmek isteyen öğrencileri engellemek amacıyla(!) kampüs kapılarına kelepçe vurmak oldu.

Belirtmek isteriz ki, söz konusu rektör tercihleri, üniversiteler açısından buzdağının sadece görünen yüzüdür. Akademi uzun süredir hukuksuz ihraçlarla, emekliye zorlama pratikleriyle çoraklaştırılmıştır. Bünyesinden atamadıkları üzerinde de, yoğun baskı ve denetim mekanizmaları devreye sokulmuştur. İktidar partisinin üniversitelerdeki kontrol ve denetim seviyesi, kadrolaşma politikası öyle bir düzeye getirilmiştir ki üniversitelerin varlık nedenleri olan bilim, sanat ve felsefe üretmek ya da hakikati aramak oldukça güç kılınmıştır. Haliyle yeni rejime sadakatle itaat eden rektörler, kendilerini söz konusu baskı rejiminin koruyucuları olarak görmekte, üniversite bileşenlerini ve üniversiteyi temsil etmek yerine kendilerini oraya getiren gücü temsil etmek gayesine düşmektedirler.

Rektörlerin üniversite bileşenlerince seçilmesi yerine, üniversiteye kayyım atanmasını tercih eden ve bu tercihinde ısrarcı olan siyasi iktidar, üniversitelerdeki demokratik, muhalif, eleştirel düşünceye karşı tavrını dün tüm açıklığıyla gözler önüne sermiştir. Bugün de erken saatlerde çok sayıda öğrenci gözaltına alınmıştır.

Hatırlanacak olursa, 2018 yılının Mart ayında Boğaziçi Üniversitesi’nde hükümetin politikalarına destek veren ve bu politikaları eleştiren öğrenciler arasında yaşanan gerginliğe Cumhurbaşkanı Erdoğan “Meydanı teröristlere bırakmayacağız!” açıklamasıyla müdahil olmuş ve muhalif öğrenciler hızla gözaltına alınmıştı.

Dolayısıyla bugün öğrencilerin gözaltına alınması, siyasi iktidarın üniversitelerde özgür düşünceyi, bilimi, demokrasiyi, laikliği, barışı, eşitliği ve özgürlüğü savunan öğrencileri susturmak için yürüttüğü politikaların bir sonucu olarak görülmelidir.
Türkiye üniversiteleri AKP elinde cübbeleri polis postallarıyla ezilen, kapılarına kelepçe vurulan, siyasi iktidar karşısında el pençe durmaya zorlanan, akademisyenleri ihraç edilen, emekçileri güvencesiz çalışmaya mahkum edilen, öğrencileri gözaltına alınan yerlere dönüştürülmüştür. İşte, tek adam rejiminin ve rektörlerinin üniversite tahayyülü budur!

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri olarak, rejimin ve rejime sadakatle itaat eden rektörlerin üniversitelere biçtiği kaftanı hep birlikte demokratik mücadele ile yırtabileceğimizi biliyoruz. Akademisyeni, öğrencisi, idari ve teknik personeli ve taşeron işçisiyle üniversite bileşenlerinin demokratik talepler etrafında yan yana gelmesinin umudu nasıl çoğalttığını görüyoruz. Umudumuz arttıkça, korkuya hükmettiğini sananların iktidarlarını yitirme korkularına da daha fazla tanık oluyoruz.

Bu nedenle herkesi atanan kayyımı kabul etmeyen Boğaziçi Üniversitesi bileşenleriyle dayanışmaya çağırıyor, insan, toplum ve doğa yararına üniversite mücadelesine destek olmaya davet ediyoruz. Demokratik haklarını kullandıkları için gözaltına alınan tüm öğrencilerin derhal serbest bırakılmasını istiyoruz.

Tüm örgütlü gücümüzle sesimizi çoğaltıyoruz. Karanlığınıza, şiddetinize, kayırmacılığınıza, dayatmalarınıza alışmıyoruz, itiraz ediyoruz. Öğrencilere şiddeti, üniversite kapılarına kelepçeyi, kampüse polis çağırmayı üniversiteyi yönetmek sanan kayyımları üniversitelerimizde istemiyoruz.”

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.