İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, demokrasi, barış ve laiklik gibi taleplere yönelik çağrılara kulak tıkayan, şiddeti tırmandıran, temel hak ve özgürlükleri askıya alan, devletin zor aygıtlarını siyasal amaçları için kullanan iktidara seslenerek gözaltına alınan seçilmişlerin bir an önce özgürlüklerine kavuşmalarını istedi..

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, Hakların Demokratik Partisi’ne (HDP) yönelik gözaltı ve operasyonları protesto etti. Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde yapılan basın açıklamasına demokrasi güçleri bileşenleri ve CHP İzmir Milletvekili Kamil Okyay Sındır da katıldı. Katılımcılar “Faşizme karşı omuz omuza”, “Yaşasın devrimci dayanışma”, “Gözaltılar baskılar bizi yıldıramaz”, “Direne direne kazanacağız”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz” sloganlarını attı.

Basın açıklamasını İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri adına KESK İzmir Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Veysel Beyazadam yaptı.

Açıklama şöyle;

“İnsan yaşamını şekillendiren tüm değerler ortaklaştıkça anlam kazanır. Birlikteliği barışçıl, eşit ve özgür temelden yoksun olan sistemler ortaklıktan uzaktır. Ortak değerlerden söz eden iktidarlar anayasal sorumluluklarını unutup tekçi, ayrıştırıcı, baskıcı, gerici ve ırkçı savrulmalar yaşayabiliyorlar. Bu kara tablolardan biri maalesef yine yüzünü gösterdi.

İktidar, siyasallaştırdığı yargı eliyle askeri darbe dönemlerinde dahi asgari olarak gözetilen hukuk normlarını ayaklar altına alarak muhalif kesimlere yönelik operasyonlarına bir yenisini daha ekledi. İşsizlik rekor üzerine rekor kırarken, enflasyon halkı yoksullaştırırken, yurttaşları tehdit eden salgın hastalık nedeniyle hastaneler dolup taşarken ve resmi rakamlarla her gün 70’in üstünde insan salgından dolayı yaşamını kaybederken ülkeyi yönetenlerden beklenen bu sorunların çözülmesidir. Ancak iktidar çözüm yaratmak yerine baskı ve zor araçlarıyla muhalefeti susturmaya çalışmaktadır.

25 Eylül 2020’de tamamı siyasal faaliyetlerde yer alan HDP’li onlarca siyasetçinin ve muhaliflerin gözaltına alınması ekonomik ve siyasi politikalarına rıza üretememesi ve biriken öfkeyi zorla bastırmak istemesinin, kendi iktidarını sürdürmek ve krizi yönetilebilir kılmak için zora başvurmasının ifadesidir. Politikasızlığın, çözümsüzlüğün polisiye yöntemlerle örtülmeye çalışılmasıdır. Anayasa Mahkemesi tarafından haklarında verilen beraat kararlarına rağmen aynı iddiayla seçilmişlerin gözaltına alınması tam anlamıyla akıl tutulmasıdır.
Açık ki, “Ankara’nın karanlık dehlizlerinde” masa başı stratejilerle ülkenin değil kendilerinin geleceğinin kurtarılmasının senaryoları hayata geçirilmektedir. Eski defterleri karıştırarak akılları bulandırmaya çalışanlar, asıl görevleri olan halklara hizmet etmelidirler. Seçilmişlere karşı yürütülen bu saldırılar, demokrasiye bağı zedelemektedir. İstenen şey, tek adam rejimiyse bilinmelidir ki bu ülkeyi emperyalist kuşatmadan kurtarmak için kanlarını akıtan Anadolu insanının basireti buna engel olacaktır.

İktidar ömrünü uzatma pahasına ülkeyi karanlık ve derinleştirdiği kutuplaştırma nedeniyle tehlikeli bir noktaya sürüklemektedir.

Demokrasi, barış ve laiklik gibi taleplere yönelik çağrılara kulak tıkayan, şiddeti tırmandıran, temel hak ve özgürlükleri askıya alan, devletin zor aygıtlarını siyasal amaçları için kullanan iktidar bilmelidir ki, hukuk bir gün kendilerine de lazım olacaktır!

Siyasal amaçlarla, siyasal beklenti ve hedeflerle yapılan hukuksuz gözaltı operasyonunu kınıyor, protesto ediyoruz. Gözaltına alınan seçilmişlerin bir an önce özgürlüklerine kavuşmalarını bekliyoruz.
Emek ve demokrasi güçleri olarak bu hukuksuzluklara cevabımız her zamankinden daha fazla dayanışma ve birlikte mücadeleyi yükseltmek olacaktır.

İktidara İzmir’den sesleniyoruz: Demokrasiye sahip çıkacağız!
İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri”

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.