İzmir’li kadınlar haklarından vazgeçmiyor “#İstanbulSözleşmesiniUygula” “Sözleşme pazarlık konusu değildir”

“İstanbul Sözleşmesinden vazgeçmiyoruz İzmir Kampanyası”nın “Sözleşme pazarlık konusu değildir” çağrısıyla yaptığı buluşma İzmir’de Alsancak İskelesi karşısında çimlerin üzerinde gerçekleşti.

Kadınlar haklarından vazgeçmiyor “#İstanbulSözleşmesiniUygula”

İstanbul Sözleşmesinin “kaderini” AKP MYK toplantısının değil, kadınların mücadelesinin belirleyeceğini söyleyen kadınların forum biçimindeki buluşması, her yaştan kadının temsil edildiği bir buluşma oldu.

Buluşmada kadınlar :

“ İstanbul Sözleşmesi, kadınların eşitlik mücadelesinin evrensel boyutta kaleme alınmış en önemli yazılı metinlerinden; tarih boyunca milyonlarca kadının direnişinden beslenerek yasal düzlemde ve uluslararası çapta elde edilen en önemli kazanımlardan biridir, İstanbul Sözleşmesi. Sözleşme; kadına şiddetin, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin bir sonucu olduğunu söyler. Kadına yönelik fiziksel, psikolojik, cinsel, ekonomik ve ev içi şiddetin önlenmesine dair 81 madde içeren sözleşmenin her bir maddesi hayatlarımızın güvencesidir.
Kadınların şiddetsiz bir yaşam ve yaşama hakkı tartışmaya açık bir konu değildir. Buna izin vermeyeceğiz!

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ bu ülkede yaşayan herkesi; cinsiyet, ırk, renk, dil, din, görüş, ulusal veya sosyal köken, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği, engellilik, medeni hal, göçmen veya mülteci statüsüne dayalı olarak ayrımcılık yapılmasının önüne geçerek şiddete karşı korumaktadır; ELBETTE UYGULANMASI HALİNDE KORUYACAKTIR!

Sözleşmeyi iptal etmeye niyetlenmek, AİLE ERKİL diyerek ATAERKİL düzeni, aile üzerinden kurarak kadınlara saldırmak, kadını toplumsal yaşamdan koparıp ev içine hapsetme yada ihtiyaç duyulduğunda kullanmak üzere ucuz emek gücü haline dönüştürme politikalarının bir parçasıdır. Sömürü düzeninizi reddediyor, eşitlik mücadelemizden vazgeçmiyoruz.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ çeviri bir metin değildir. Türkiye’nin kurucu üyelerinden olduğu Avrupa Konseyi’nin bir sözleşmesidir. Sözleşme yazılırken, yazım ekibinin lideri Türkiyeli bir kadın, Gülsün Bilgehan’dır. Sözleşmeyi kaleme alan 8 kişilik komitede bir Türkiyeli akademisyen daha bulunmuştur, Feride Acar dır. Ve tüm süreç boyunca ülkemizdeki bütün mesleki yapılar, demokratik kurumlar konuya dahil olmuştur.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ her cinsiyet ve cinsel yönelimden kişiye kamusal ve özel alanda eşitlik sağlar.

Kadınlar kimsenin namusu, emaneti, kölesi, malı değildir. AKP iktidarının çabası “namusumu korudum” safsatası ile can alan katillerin cinayetlerini “gelenek” adı altında meşrulaştırma çabasıdır. Örf ve adetler bahane edilerek reşit olmamış çocukların zorla evlendirilmesi, evlilik içi cinsel şiddet, kürtaj, zorla doğum yaptırma veya zorla kısırlaştırma kadınlara dayatılamaz. Devlet, yasalar vasıtasıyla ve “düğün töreni” düzenleyerek çocukları tecavüzcülere terk edemez, istismara göz yumamaz. Bunların hepsi kadınlara ve çocuklara karşı işlenmiş suçlardır ve devlet, iktidar partisi eliyle bu suçlara yardım ve yataklık yapamaz. Devlet, herhangi bir ayrımcılığın tarafı değildir, olmamalıdır. Kadına şiddetin en çok aile kurumunun içindeki erkeklerden kaynaklandığı bilinmekte, istatisliklerde açıkça görülmektedir. Aile denilen mekan kadın ve çocuk mezarlığına dönüşmüştür. Çocuk istismarını aklatmayacağız.
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ, kadınları, çocukları ve LGBTİ+’ları fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik şiddetten korumayı hedefler. Toplumsal cinsiyete dayalı şiddeti yani bir insana cinsel yönelimi dolayısıyla uygulanan ve mağdurlarını orantısız biçimde etkileyen şiddeti önler. İSTANBUL SÖZLEŞMESİ her cinsiyet ve cinsel yönelimden kişiye kamusal ve özel alanda eşitlik sağlamayı gözetir. AKP iktidarının, tartışmaya açtığı İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’ne en büyük saldırılar, cinsel yönelimlerin HEPSİNİ koruyan ve TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİNİ sağlamaya yönelik maddeleridir. “Toplumun Dokusu” diye tanımlanan LGBTİ+ bireylerin yok sayıldığı bir toplum iddasıdır. Kabul edilse de edilmese de, istense de istenmese de LGBTİ+’lar vardır ve tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ile eşit hak ve özgürlüklere sahiptir, uygulamada da sahip olmalıdır. Konu tartışmaya kapalıdır. Ya 1948 de kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesine de karşı çıkacaksınız, imzanızı çekeceksiniz ya da İstanbul Sözleşmesini tartışmaktan vaz geçeceksiniz.

Hayatlarımız pazarlık konusu değildir. Haklarımızı, toplumsal cinsiyet eşitliği ilkesi doğrultusunda koruyan İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’nden çekilmeyi veya sözleşmeyi değiştirmeyi kabul etmiyoruz.

Hergün babası, kocası, abisi, amcası, eski kocası, sevgilisi, eski sevgilisi tarafından öldürülmüş kadınların isimlerine ağıtlar yaktığımız bu ülkede, İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’ni tartışmak, canlarımızla pazarlık yapmaktır. Hayatlarımız pazarlık konusu değildir. Haklarımızı, toplumsal cinsiyet eşitliği ilkesi doğrultusunda koruyan İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’nden çekilmeyi veya sözleşmeyi değiştirmeyi kabul etmiyoruz. Devletin ve dolayısıyla hükümetin birinci görevi, sözleşmenin tüm maddelerinin pratik uygulamalarını sağlayacak yasaları uygulamak, buna uygun sosyal mekanizmalar kurmaktır. İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’nin muhatabı olan bizler, dün, bugün olduğu gibi yarın da haklarımızı savunmak için her yerde olacağız.
İstanbul sözleşmesine DOKUNMA UYGULA!
İstanbul sözleşmesi UYGULANIRSA YAŞATIR !
dediler. Buluşmalarını müziğin ezgilerinde direniş şarkılarıyla sonlandırdılar.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.