ABDO ÖZKURT

  • ABDO ÖZKURT
    (10.08.1952-24.04.2020)

    Bedenlerini, çiçeklensin diye toprağa bırakıp ta gidenlerimiz, yaşamak istedikleri, özledikleri dünya için yürekleri çarpan kalan dostları, yoldaşlarıylarla yaşamayı sürdürürler.

    Abdo yoldaşımız, herkesin eşit olduğu, iş, aş, barınma, beslenme sorunları yaşanmayan, insanca çalışma ve yaşama koşullarında, özgür bir dünyada yaşamak istedi hep. Gençliğinin en dinamik yıllarını, dönemlerini, gelecek kuşaklar ve ülkemiz işçileri, emekçileri için yaşanılır kılmak için mücadele ile geçirdi.

    Bir ağanın yanında, mallarını güden, bakan altı çocuklu bir ailenin ilk evladıydı. 1952 Yılında Antakya’nın Bozhöyük köyünde doğmuştu. Yokluğu, yoksulluğu, sınıf farklılıklarını ilk yaşamında böylece tanıdı, anladı; ilkokulu köyünde bitirdi; sonra Antakya Merkez O.O, daha sonra Antakya Lisesi’ni bitirdi. Lise yılları, 68 kuşağı mücadelesinin ülkeyi etkisi altına aldığı yıllara denk gelir. Lise yıllarında okulda bir nedenle yapılan boykota çağrı için bütün sınıfların tahtasına boykot yazdığı anlatılır.

    Okumayı öğrenmesiyle okumaya ilgisi artan, lise çağlarında tarih ve ekonomiye ilgisi belirginleşen Abdo’nun o yıllarda klasik romanları okuduğu, edebiyata yöneldiği biliniyor. Aynı yıllarda okumakta olduğu lisede faşist milliyetçi cephe (MC) hükümetlerinin etkisiyle ırkçı, şöven, faşist baskılara karşı öfkelendiği ve küçücükken karşılaştığı ötekileştirme, dışlama, yoksulluk nedeniyle yaşadığı ezikliği politik olarak Abdo’yu biçimlendirir.

    Liseden sonra Bursa İktisadi Bilimler Fakültesini kazanır ancak ilk yıl öğrenci eylemlerine katıldığı için okuldan atılır, sonrasında İstanbul Toptaşı Cezaevinde 1 yıl hapis kalır. Yıl 1974 ve ülkede, 12 Mart yarı askeri faşist darbesi sonrasında devrimci hareketin yeniden ve hızla toparlandığı yıllardır. Cezaevi sonrasında Antakya’ya geri döner. O dönem Antakya’da YDGD kurma çalışmaları yapılmaktadır ve Abdo heyecanla bu çalışmalara katılır, eşi Emine ile o dönemde tanışırlar ve bir gönül bağı oluşur aralarında. Kitleleri emeğin ve halkın kurtuluşu yolunda örgütleme çalışmaları yoğunlaşmıştır. Siyasi tarih, politika okumaları, teori ve pratiği kitle çalışmalarıyla buluşturan, çözümleyici, güven veren devrimci kimliğiyle bulunduğu alanları örgütleyicidir artık. Ancak, 1979 yılında Bursa’da kaldığı dönemden gelen bir başka dosya açılır ve bu dava nedeniyle kaçak duruma düşer, İzmir’e gelirler ve sevgili eşi, yaşam yoldaşı Emine ile İzmir’de evlenirler.1980 Yılında ilk çocukları Ahmet doğar. Politik olarak devletin devrimcilere, komünistlere, örgütlü sınıf hareketlerine yönelik baskıların, şiddetin arttığı, neredeyse her gün devrimcilerin sokaklarda katledildiği yıllar, zor zamanlardır.

    İnsanın gerçek ölçüsü, zorlu ve sorunlu anlarda nerede durduğu ve sosyalizm yolunda mücadele istikrarıdır. Sosyalizm yolunda karanlıkları yıkmaktır; Abdo, özgür bağımsız bir ülkede yaşama mücadelesinin yolunu açan ve mücadelede binlercesini yitirdiğimiz bir kuşaktantandı. 1980 yıllarının zor koşullarında sorumluluk gerektiren görevler üstlenmekten kaçınmaz, ileri görevler alır..

    Abdo, devrimci komünist hareketin özverili, çalışkan, güven veren, faşist cunta koşullarında da görev ve sorumluluktan kaçınmadan mücadeleyi sürdürenlerden biriydi. 3 Nisan 1981 de gözaltına alındı, 20 Temmuz 1981 e dek gözaltında kaldı. Faşizmin en saldırgan, acımasız, kaba-fiziksel işkencenin yoğun ve pervasız yapıldığı dönemlerdi. Sonrasında Buca ve Çanakkale C.evleri; açlık grevleri, tek tip elbise giymemek için direnişler..Tutsaklık 1988 temmuzuna dek sürdü.

    Cezaevinden çıktıktan sonra bir süre işsiz kaldı. Eşiyle birlikte Mersin’e yerleşme kararı alır ve taşınırlar. Bir gazetecinin yanında çalışır. Gazeteci ücretini vermez, ayrılmak zorunda kalır. Bu arada 1989 yılında sevgili kızları Özge dünyaya gelir. Yaşam çok yönli zorluklarıyla sürmektedir. Abdo, bir dönem seyyar sebze- meyve satıcılığı yapar. Daha sonra bir barakada sebze ve balık satışını bir arkadaşıyla ortak sürdürmeye çalışır. Bu işten de yaşamını sürdürecek para kazanamaz. 92 yılında bir dükkan kiralayıp sadece balık satmaya başlar. Bu arada dünyada ve ülkede politikayı izler, okumayı hiç bırakmaz, çevresine aydınlık saçar, paylaşımcıdır.
    Boyun eğmeyenlerdendi, dünyayı ve yaşadığımız toplumsal sistemi değiştirmek üzere mücadele isteğiyle doluydu.

    Ekonomik durumu iyileşince zor durumda kalan, işsiz olan yoldaşlarının iş edinmesinde, iş bulmasında elinden geleni yapar; geçmiş ilişkilerini korumaya çalışan vefalı bir yoldaşımızdı..

    Dostumuz Abdo’yu, 24 Nisan 2020 tarihinde pandemi koşullarında kalp krizi sonucu Mersin Yenişehir ilçesinde yitirdik. Son okuduğu kitaptan başını göğsündeki ağrıyla kaldırdı, gözlüğünü kitabının üzerinde bıraktı. Mesajı bizlere “okumak öğrenmektir, öğrendiklerimiz yaşamı değiştirmeyi kolaylaştırır, özgürleştirir” der gibi..

    Bağımsızlık demokrasi ve sosyalim mücadelesinde yaşayacak.
    Unutmayacağız, bizlerle yaşayacak.

  • Bir cevap yazın

    Your email address will not be published.