İzmir Kadın Platformu kayyım ile görevden alınan Van Edremit ilçesi HDP Belediye Eşbaşkanı Sevil Rojbin Çetin’e gözaltında yapılan işkenceye karşı Türkan Saylan Kültür merkezi önünde açıklama yaptı.

İzmir Kadın Platformu kayyım ile görevden alınan Van Edremit ilçesi HDP Belediye Eşbaşkanı Sevil Rojbin Çetin’e gözaltında yapılan işkenceye karşı Türkan Saylan Kültür merkezi önünde açıklama yaptı.

Yapılan açıklama şöyle:

“İşkence İnsanlık Suçudur kadın Mücadelesi Engellenemez,

Kadın düşmanı AKP-MHP bloğu kadınlara yönelik saldırılar düzenlemekten vazgeçmemekte . Bunun son örneği, 26 haziran 2020’de Diyarbakır’daki evine düzenlenen baskınla gözaltına alınan Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu ve Tevgera Jınen Azad (TJA) üyesi Sevil Rojbin Çetin’e yapılan korkunç işkencedir.

Bizler 12 eylüllerde cezaevlerinde kadınlara işkencenin nasıl uygulandığını iyi biliyoruz ama kadın iradesine yapılan bu saldırılar dünde bugünde kadınların mücadelesine geri adım attıramamıştır.

Böyle bir saldırı ne yazık ki, Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu üyesi ve daha önce kayyım atanana kadar HDP Van Edremit İlçesi Belediyesi Eşbaşkanı Sevil Rojbin Çetin’in gözaltına alınması ile tekrar gündem olmuştur.

26 Haziran 2020 tarihinde yürütülen bir soruşturma kapsamında 42 kişi evlerine yapılan baskınlarla gözaltına alındı . 23 u tutuklandı ve bunların arasında 72 yaşında hasta Makbule Özbek birçok siyasetçi ve sivil toplum kuruluşu üyeleri sendikacılar da bulunmaktadır.

Rojbin Çetin de 26 Haziran 2020 tarihinde Diyarbakır’daki evinden işkence ile gözaltına alınmıştır. Gözaltına alınma tarzını asla kabul etmiyoruz. TEM polisinin beraberinde özel harekat polisi ile gitmesi ve bütün binanın etrafını yüzlerce kolluk kuvveti ile kuşatılması yasal mevzuata aykırıdır.

Siteye gelen polis özel hareket birlikleri tarafından kapı çalınmadan, kırılarak içeri girilmiş ve polis yanında getirdiği iki köpeği Rojbin Çetin’in üzerine salmıştır. Köpekler işkence aracı olarak kullanılarak evin içinde tutanaklarla da sabit 3,5 saat süren işkence yapılmıştır. Köpekler tarafından vücudunun farklı yerleri ısırılan Rojbin Çetin’in vücudunda kanamaların ve yaraların olduğu görülmüştür. Gözlerinin altı ve dudağı patlayacak kadar bir işkence uygulamasına maruz kalmıştır.

Sağlık raporundan edinilen bilgiye göre; iki bacakta da köpek ısırması, belinde ayakkabı izi , vücudunun ve kollarının her yerinde darp izi olduğu ve ters kelepçe ile yüz üstü tutulmuştur. Polislere kanser hastası olduğunu söylemesine rağmen işkenceye devam edilmiştir.

Rojbin Çetin’e evinde tutulduğu süre içinde cinsel tacizde bulunulmuş ve yarı çıplak soyularak, gözleri kapalıyken fotoğrafları çekilmiştir. Yine defalarca küfür ve hakaretlere uğramıştır. Yürüyemeyecek duruma getirilmiş olan Rojbin Çetin ifadesinin alınması için adliyeye tekerlekli sandalye ile çıkarılmıştır. Yine bilgilere göre “Evin 5’inci katta olsaydı, sen aşağı atlamış olurdun” şeklinde tehdit edilmiştir. Daha sonra Mardin TEM şubede göz altında tutulmak üzere Mardin’e gönderilmiştir.

Rojbin Çetin’in görmüş olduğu işkenceyi fotoğraflarla belgeleyen avukatı da ayrıca ifadeye çağrılmıştır. Rojbin Çetin’in yarı çıplak çekilen fotoğraflarının nerede kullanılacağını bilmek istiyoruz. Ama bu saldırıların kadınların iradesine yönelik bir saldırı olduğunu biliyoruz.

Olayın basına yansıması üzerine Diyarbakır Valiliği bu korkunç işkenceyi meşrulaştırmak için yapmış olduğu açıklamada sözde Rojbin’in ‘’kendisine zarar vermemesi amacıyla kademeli oranda zor kullanıldığı’’ niı iddia ederek işkenceyi kabul etmekte işkencecileri korumaktadır.

Kadın siyasetçilere ve aktivistlere yönelik bu baskı ve yıldırma politikalarının süreklileştiğini görmekteyiz. Kadın mücadelesine, demokrasiye ve insan haklarına yönelik baskının yansıması olarak kadın mücadelesine de darbe vurulmak ve sindirilmek istenmektedir ama kadın mücadelesi , dayanışması sizlerin bölmeye çalışmak istediğiniz birlikteliği dahada büyütecektir.

Türkiye’nin imzalamış olduğu “İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı ya da Onur Kırıcı Muamele ya da Cezaya Karşı Sözleşme” nin yıldönümünde yapılan bu işkence ile Anayasa’nın 90. Maddesi ile garanti altına alınmış olan sözleşmenin çiğnendiğini, yok sayıldığını ve hükümsüz kılındığını da göstermektedir

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 3. Maddesine Göre; Hiç kimse işkenceye veya insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezaya tabi tutulamaz.”denmiştir.

Böylesine insanlık dışı bir işkenceden sonra kanser hastası Sevil Rojbin Çetin’in hem fiziksel, hem psikolojik destek alabileceği koşullara kavuşması gerekmektedir.
Sevil Rojbin derhal serbest bırakılmalıdır.

İşkence uygulamalarına derhal son verilmeli ve failler hakkında yasal işlem başlatılarak cezalandırılmalıdır.

İnsanlığa karşı işlenmiş olan bu suça ortak olmuyoruz , olmayacağız.

Sevil Rojbin Çetin yalnız değildir, hiçbir kadın yalnız değildir. Mücadelenizde mücadelemizle yanınızdayız.…

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.