İzmir Emek ve Demokrasi güçleri halkın iradesinin gasp edilmesine karşı çıkarak, halkın iradesine saygı gösterilmesini ve milletvekillerinin serbest bırakılmasını istedi.

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri TBMM Genel Kurulunda iki HDP ve bir CHP milletvekili olmak üzere üç milletvekilinin milletvekilliğinin düşürülmesine ve halkın iradesinin gasp edilmesine karşı sokağa çıktı. Disk Ege Bölge temsilciliği önünde yürüyerek alana gelmek isteyen Disk 2 No’lu şube üyelerine 859 sokakta polis saldırdı ve ellerinde bulunan halkın iradesine darbe yapılmasına karşı çıkan ve milletvekillerinin serbest bırakılmasını isteyen pankart polis tarafından yırtıldı. Emek ve demokrasi güçleri adına açıklamayı, Eski Sümerbank önünde, Kesk dönem sözcüsü Eğitim-Sen 2 No’lu Şube Başkanı Veysel Beyazadam yaptı.

Açıklama şöyle;

Toplumların sözleşmesi olan anayasalar insanoğlunun bir arada yaşamlarını çevreleyen mutabakatlardır. Devlet olmanın ve insanıyla uyumlu bir işleyişi şekillendirmek için oluşturulan hukuk sistemleri iktidarların koruması gereken bir emanet niteliğindedir. Demokrasi geçmişinde zaman zaman sapmalar olsa da Türkiye halkları birlikte yaşamı örmeyi başarmıştır. Ne yazık ki günümüz iktidarının tutum ve kararlarında toplumumuzun bu birliktelik duygusuna saldırılar görmekteyiz.

İktidar eliyle oluşturulan hukuksuzlukların sonuncusu olarak; meclisin iki büyük partisinin üç milletvekilinin milletvekilliklerinin düşürülmesi olmuştur. Milyonlarca insanın iradesiyle seçilmiş temsilcilerine yapılan bu saldırı, halkın bizatihi kendisine yapılmıştır. Vatandaş ile devleti arasındaki bağı koparmaya yönelik bir tutumdur. Dünya genelinde Covid-19 salgınına karşı yaşamsal bir mücadele varken iktidarın önceliğini baskılara ve dayatmalara vermesi gündemi değiştirmektir. Salgınla mücadelede onca sorun varken, işini kaybetmiş büyük bir kitlenin eklendiği devasa bir işsizlik sorunu varken, yoksulluğun yaygınlaşması önümüzde bir sorun olarak duruyorken halkın iradesine yönelik bu saldırı gündemi manipüle etmektir. Ancak bilinmelidir ki iktidarın bu tavrı yönetememe sorununu gizlemeye yetmiyor.

İnanıyoruz ki AKP’ye oy veren yurttaşlarımızı bile tedirgin eden ve şaşırtan bu karar ülkemizin demokrasisine yapıştırılan kara bir lekedir. Yaşananlardan ve hatta belgelerden anlıyoruz ki bu kara leke devletin en tepesinden saraydan gelmiştir. İnsanların demokratik temel haklarına en çok saygı duyması gerekenler, yine halk iradesine en güçlü saldırıyı yapanlardır. Bu talihsiz tutumla idare edilemez ve sürdürülemez durumdadır.

Meclisin sandalye aritmetiğiyle oynayarak kazanç elde ettiğini düşünenler yine kendi temellerini çürütmektedirler. Ana muhalefet partisi konumundaki Cumhuriyet Halk Partisi’nden Enis BERBEROĞLU ile meclisin üçüncü büyük partisi konumunda bulunan Halkların Demokratik Partisi’nden Leyla GÜVEN ve Musa FARİSOĞLLLARI’nın milletvekilliklerinin saray talimatıyla düşürülmesi ve ardından apar topar tutuklanmaları tam anlamıyla bir akıl tutulmasıdır. Yargı süreçleri henüz bitmemiş olan milletvekillerine yönelik bu tavır hasmane duyguların göstergesidir. 15 Temmuz darbesinden söz edenlerin yaptıkları asıl darbenin ta kendisidir. Adalete, eşitliğe ve halkın iradesine vurulan bir darbedir. Siyasi iktidarın darbe hukukuyla, kazanılmış haklarımızı yok etmesine izin vermeyeceğiz. Bu siyasi karardır. Tanımıyoruz ve kınıyoruz.

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri olarak uyarıyoruz. Gelin bu yanlışlardan geri dönün. Millet iradesi dediğiniz gerçekliğe saygı duyun. İnsanlarla devlet arasındaki bağı yıkmayın. Demokrasiye inancı yıkmayın. Milletvekillerini derhal serbest bırakın!

Bizler irademize yönelik bu saldırılara asla boyun eğmeyeceğiz. Kötülüğün tüm toplumu esir almasına izin vermeyeceğiz. Haklarımız için, demokrasi, adalet ve özgürlük için ortak direnişi büyütmekten başka çare yok. Bu nedenle gönlü emek, demokrasi ve özgürlükten yana çarpan herkesi bu direnişi büyütmeye çağırıyoruz.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.