Unutmadık affetmiyoruz..

Tam altı yıl geçti; Manisa’nın Soma ilçesinde 301 maden işçisinin ölümüyle sonuçlanan katliamın üzerinden geçen altı yıl. Katliamda sevdiklerini kaybedenlerin yarası ilk günkü gibi kanıyor. Yara kabuk bile bağlamadı, çünkü 4,5 yıl süren yargı sürecinde davaya yönelik siyasi baskılar nedeniyle ailelerin, hukukçuların yıllarca verdikleri mücadeleye rağmen adalet yerini bulmadı. Ailelerin, avukatların, meslek örgütleri, demokrasi güçlerinin ısrarlı takibi sonucu madenin patronu ve katliam sorumlularının bir kısmı göstermelik, gülünç cezalar aldı. 301 Cana karşılık 5 sanık 15 yıl ila 22 yıl 6 ay arasında hapis cezası aldı; hiç tutuklanmayan 9 sanık adli denetime tabii olacaktı ve 37 sanık ise beraat ettirildi. Katliamda sorumluluğu bulunan kamu görevlileri, madeni denetlemekle sorumlu bakanlık bürokratları yargı önüne çıkarılmadı. Cezasızlık şirket sahiplerini yine cesaretlendirdi.

Soma’nın ardından tepkiler nedeniyle İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası düzenlenerek, iş güvenliği önlemleri nispeten güçlendirildi ise de yasal düzenleme yaşamsal kolaylık, insanca yaşam ve çalışma koşullarını yaratmadı. Yasanın uygulanması patronların talepleri doğrultusunda 2020 yılı Temmuz’una kadar erteledi.

Son çıkan infaz yasası ile de Soma davası hükümlüleri de salıverildiler. Şirketin elindeki sahalar kamunun ortaklığı bulunan bir şirkete devredildi, borçları ödendi ve şirket kurtarıldı; bu yara daha çok kanayacak; bizler de unutmayacağız ve affetmeyeceğiz!

İş cinayetleri soruşturmaları ve davalarında yaşanmakta olan bu cezasızlık, sorumluların yargılanmaması durumu yeni cinayetlere davetiye çıkarmakta; insan canını yok saymakta, işsizlik koşullarında işgücünü, emeği değersizleştirmektedir. Geçtiğimiz yılın bilançosunda saptanabilen işçi can kaybı en az 1736 dır; bu rakam değildir sadece, bilinmelidir, 1736 candır.

Ülkemizde İş güvenliği, işçi sağlığı sağlanmadan, örgütlenme hakkı ve güvencesi tehdit altında çalıştırılan işçiler; işsiz ve aç kalmakla, ölesiye ya da ölüm riski altında çalışmaya zorlayan koşullarda, canları pahasına çalıştırılmakla, iş cinayetleri devam edecek görünmektedir. İş cinayetleri ne fıtrattır ne de kader! Bu anlayış terk edilmeli, yaşamı her gün yeniden üreten emek değerini bulmalıdır.

İş güvenliği çalışma güvencesi, işçi sağlığı sağlanıncaya dek işçi sınıfı ve emekçilerin yanında yer almaya, kan içici, sömürücü düzen kapitalizme karşı mücadelenin bir parçası olmaya devam edeceğiz.

UNUTMADIK, AFFETMİYORUZ!
13.05.2020.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.