Kanal İstanbul bir kent suçudur.Coğrafi, ekolojik, ekonomik, sosyolojik, kentsel, kültürel, yani yaşamsal bir yıkım ve bir eko- kırım projesi olan Kanal İstanbul projesi iptal edilmelidir!


Kanal İstanbul projesi ÇED raporuna karşı İzmir’de de TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu çağrısıyla itiraz dilekçeleri verildi.
TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu,Kanal İstanbul’un kent suçu olduğunu ifade ederek, projenin iptali için yetkililere çağrıda bulundu
İtiraz süresi 2 Ocak 2020 tarihinde dolacak olan ÇED Raporuna karşı İzmirli’ler de TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu’nun çağrısıyla itirazlarını yükselttiler. İzmirli yurttaşlar ÇED raporuna karşı itiraz etmek için Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü önünde toplandı, burada TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu Dönem Sekreteri Melih Yalçın tarafından bir açıklama yapıldı. Açıklamanın ardından itiraz dilekçeleri yurttaşlar tarafından İzmir Çevre İl Müdürlüğü’ne verildi.

TMMOB İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Yalçın’ın açıklaması şöyle;

“Çok geç olmadan Kanal İstanbul projesinden vazgeçilmelidir!

Son günlerde, İstanbul, Trakya, Marmara Karadeniz için, coğrafi, ekolojik, ekonomik, sosyolojik, kentsel, kültürel, yani yaşamsal bir yıkım ve bir eko- kırım projesi olan Kanal İstanbul ile ilgili hazırlık süreçlerinin hızlandırıldığı görülmektedir.

Bu süreçte, kapsamlı bir çevresel etki değerlendirme raporu hazırlanarak, 23 Aralık 2019 tarihinde İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün Web sayfasında ilan edilmiştir rapor 2 Ocak’a kadar olumlu olumsuz görüşlere sunulmuştur.

TMMOB’a bağlı ilgili odalarca incelenen ÇED Raporuna dayanarak Diyoruz ki;

Bugün İstanbul, içme suyunun %70’ini başka illerden karşılamak zorunda bırakılmış bir şehir iken Cumhurbaşkanı Erdoğan daha yeni “İstanbul susuzluğa doğru yürüyor” demişken, mevcut su kaynaklarımızın yok edilmesi söz konusu bile olamaz.

Kuzey ormanlarını, meraları, tarım alanlarını, tüm hassas ekosistemleri yok edecek bu proje savunulamaz.

Üç aktif fay hattının geçtiği bölgeye nüfusu yapılaşma baskısı yükleyerek afet riskini arttıran bu projeyi kabul etmiyoruz

Kentin tüm Kuzey bölgesini ve hassas ekosistemlerini, kentsel, arkeolojik ve doğal sit alanlarını baskısı altına alacak bu projeyi kuvvetle reddediyoruz

– sosyolojik etkileri çok güçlü olacak, bölgede yerinden edilmelere yol açacak, halkın yaşam kalitesini ve ekonomisini derinden sarsacak, yaşam ve su hakkını elinden alacak bu projenin, Anayasanın 56 maddesine aykırı olduğunu bir kez daha vurguluyoruz.

– İstanbul Boğazı’nda sağlanamayan geçiş güvenliğinin Kanal İstanbul’da sağlanmasının mümkün olmadığını iddia ediyoruz.

– İstanbul’un Kent Anayasası olan ve 2009 tarihinde onaylanan 1/100.000 İstanbul Çevre Düzeni Planı’nın genel planlama ilkelerine ve esaslarına aykırı olan, planlara sonradan işlenen ve plan ana kararlarıyla çelişen Kanal İstanbul projesi, İstanbul’un üst ölçekli planında hukuken yer alması mümkün olmayan bir projedir ve bu özelliğiyle yok hükmündedir diyoruz.

1600 sayfalık ÇED Raporu okunup incelendiğinde, bunun çevresel etkileri değerlendiren bir rapor olmadığı, bir tür proje tanıtım raporu olduğu açıkça anlaşılmaktadır.

Sonuç olarak;

TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu olarak, Kanal İstanbul projesinin gerçekleştirilmesi halinde sadece İstanbul ilgilendiren bir kent suçu olmayacağını, denizlerimize, su havzalarımıza, tarım, mera, orman alanlarımıza, hassas koruma alanlarımıza, arkeolojk alanlarımıza, doğal ve kentsel sit alanlarımıza, su ve yaşam hakkımıza müdahale eden ve telafisi imkansız tahribatlar yaratmasının kaçınılmaz olduğunu belirtiyor, projeyi reddediyoruz ve tüm ilgili kurum ve kuruluşları sorumlu davranmaya davet ediyoruz.30.12.2019
TMMOB İzmir İl koordinasyon Kurulu”

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.