İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri olarak çağrımız ve dileğimiz, sadece kayyum uygulamaları ile sınırlı olmayacak bir şekilde, ülkedeki bütün antidemokratik uygulama ve kararlara karşı birleşik bir mücadele cephesi’nin kurulması, toplumsal muhalefetin rejimin faşizan tutumuna karşı mücadele etme yolunu seçmesidir.


Cumhuriyet Halk Partili Urla Belediye Başkanı Burak Oğuz’un Fetö örgütü suçlamasıyla tutuklanması ve kayyum atanması ve anti-demokratik uygulamalara karşı İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri Disk Ege Bölge Temsilciliği’nde bir basın toplantısı düzenledi. Basın açıklamasında Disk, Kesk, İzmir Tabip Odası, İzmir Barosu, TMMOB İl Koordinasyon Kurulu, siyasi parti ve kitle örgütü temsilcileri katıldı.
Basın açıklaması öncesinde konuşan TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu temsilcisi Melih Yalçın, “kayyumun daha çok Kürt illerinde gerçekleşen bir politikaydı. Artık ülkenin en batısındaki bir ilçede kayyum rezaleti geldi. Belediye Başkanı FETÖ’den tutuklandı. Soruşturmanın içeriğine dair bir şey söylemeyeceğiz….Belediye Başkanı yerine kayyum atanması suçtur. Belediye meclis üyelerinden bir tanesi belediye başkası seçilerek devam edilir. Buradaki niyet çok bellidir. Demokrasi ayıbı işleniyor demektir” dedi. .Basın açıklamasını İzmir Tabip Odası temsilcisi Firdevs Çetin Uysal okudu.Açıklama şöyle;

“Kayyum tehdidi artık kapımızda;
Cumhuriyet Halk Partisi’nden 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde Urla Belediye Başkanı olarak seçilen İbrahim Burak Oğuz, geçtiğimiz günlerde “Fethullahçı terör örgütüne üye olmak” suçlamasıyla tutuklandı. Söz konusu tutuklama kararının ardından daha önce benzerlerine HDP’ li belediyelerde yaşadığımız şekilde Urla Belediyesine ilçenin Kaymakamı Önder can kayyum olarak atandı.

Yaşaranlar her ne kadar kamuoyunun bir kesimince “sürpriz” olarak karşılansa da, bugünlere uzanan gidişat 31 Mart’ın çok öncesinden, ilk HDP’li belediyeye Kayyum atanması ile birlikte öngörülebilmekteydi. Maalesef o günlerde demokrasi güçleri tarafından gidişata dair ısrarlı uyarlar yapılmış olması, bu antidemokratik adımın Kürt illeri ile sınırlı kalmayacağını belirtilmesine karşın, ana muhalefet partisi CHP, kayyumlar karşısında yeterli tepkiyi gösterememiş, pasif bir tutum sergilemiştir. Dahası, 31 Mart seçimleri sonrasında kayyum atamaları tekrar başlamışken, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “bu tür olaylar yaşanınca sokağa çıkmak, protesto etmek gibi durumları doğru bulmuyoruz” şeklindeki ifadeleri, seçmen iradesinin ayaklar altına alınması karşısındaki tutumun ne olacağını daha o günden göstermişti.

Süreç, AKP iktidarının her fırsatta büyük değer atfettiğini ifade ettiği “sandıktan çıkan irade”ye, demokrasiye, istikrara bakışının ne olduğunu ortaya koyan sayısız örneklere yenilerini eklemektedir. İktidar, kendinden olmayan her kesime düşmanlığını saklama ihtiyacı duymazken, bu çerçevede milyonlarca insanın iradesini de hukuk tanımaksızın gasp etmeye devam edeceğinin mesajını vermiştir. Tehdit, HDP belediyeleri ile sınırlı kalmamış, “kapımıza” dayanmıştır. Ve maalesef bilinmektedir ki, bu uygulamanın Urla ile sınırlı kalmama ihtimali yüksektir. AKP iktidarının, özellikler ranta dönüştürülebilecek kamusal varlık kokusu aldığı il ve ilçe belediyelerine tüllü gerekçelerle Kayyum atanma ihtimali hiç de uzak bir ihtimal değildir.

Bu uygulamalar gücünün bir kısmını, ana muhalefetin geçmişteki pasif tutumundan, ortak mücadeleden kaçma pratiğinden almaktadır. Ancak kendini tehditten koruma güdüsüyle ne kadar kaçılırsa kaçılsın, iktidar’ın yöneliminin kayyum uygulamasını er ya da geç tüm ülkeye yaymak olduğu açık bir şekilde görülmüştür.

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri olarak çağrımız ve dileğimiz, sadece kayyum uygulamaları ile sınırlı olmayacak bir şekilde, ülkedeki bütün antidemokratik uygulama ve kararlara karşı birleşik bir mücadele cephesi’nin kurulması, toplumsal muhalefetin rejimin faşizan tutumuna karşı mücadele etme yolunu seçmesidir. Yaşananların bütün toplumsal kesimleri ilgilendiren bir yönetme anlayışının ürünü olduğunun bilinciyle, bu çerçevede bizlere düşen her türlü göreve hazır olduğumuzu belirtiyor, yurttaşlarımıza demokrasi, barış ve özgürlükler için birarada durarak mücadele etme çağrısında bulunuyoruz

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri “

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.