JES’e İnat, Yaşasın Hayat, Suyuma, Toprağıma Dokunma.

İzmir Valiliği tarafından, 14 Kasım tarihinde, İzmir’in 16 ilçesindeki 33 saha için yapılacak olan “Jeotermal kaynak sahası arama ve işletme haklarının açık teklif usulü ile kiraya verilmesine ilişkin” duyurusu üzerine Jeotermal Karşıtı Platformun çağrısıyla çok sayıda kitle örgütü ve Tire Başköy’lüler, Ortaköylüler, Aydın’da JES mücadelesi veren AYÇEP’liler, Foça, Urla, Ödemiş, Yeni Foça,Karaburun, Seferihisar, Güzelbahçe, Bayındır, Torbalı gibi ilçelerden gelen yüzlerce İzmirli, pankart, döviz ve sloganlarla ihaleleri protesto etti. 13 Kasım 2019 Çarşamba günü saat 12.30’da Konak Meydanında toplanarak ortak bir basın açıklaması yaptı.

EGEÇEP dönem eş sözcüsü Alime MİTAP tarafından ortak basın açıklaması okundu.

Kamu yararı gözetmeyen bu ihalelerin iptali için 14 Kasım 2019 tarihinde İzmir Valiliğine dilekçelerin verebileceği duyuruldu. Basın açıklaması metni şöyle;

BASINA VE KAMUOYUNA
İzmir Valiliği tarafından, 14 Kasım tarihinde, İzmir’in 16 ilçesindeki 33 saha için yapılacak olan
“Jeotermal kaynak sahası arama ve işletme haklarının açık teklif usulü ile kiraya verilmesine
ilişkin” ilan, bizleri endişelendirmiştir.
İzmir Ticaret Gazetesinin 30.10.2019 tarihli sayısında yayınlanan, “Jeotermal kaynak sahası
arama ve işletme haklarının 2886 sayılı Kanun uyarınca açık teklif usulü ile kiraya verilmesine
ilişkin” ilanda, İzmir ilinin, Kınık, Bergama, Kemalpaşa, Menemen, Dikili, Tire, Torbalı, Urla,
Kiraz, Ödemiş, Bayındır, Gaziemir, Seferihisar, Karaburun, Çeşme ve Aliağa ilçelerinde , “arama
sahası olarak ihale edilerek ruhsatlandırılacak sahalar” ve “işletme sahası olarak ihale
edilerek ruhsatlandırılacak Aliağa-Güzelhisar sahası, Çeşme İlçesi Çiftlik, Ovacık, Demirtaş
sahaları“ olmak üzere toplam 33 adet yaklaşık 95.330 hektarlık sahanın kiraya verileceği ve
ihalelerin 14.11.2019 tarihinde yapılacağı ilan edilmiştir.
İlanda belirtilen alanlar, Ege Bölgesi’nin verimli tarım alanlarının bulunduğu veya etki alanında
kalacak sahalardır. İzmir’in otuz ilçesinin yirmi sekizinden daha büyük olan ve İzmir İlinin yüz
ölçümünün yüzde sekizine denk gelen bir alanı kaplayan jeotermal arama ve işletme
alanlarının ihaleye çıkarılması, bölgede yaşayanlar ve üreticiler arasında büyük bir panik ve
endişeye yol açmıştır. Söz konusu arama ve işletme faaliyetinin, Ege Bölgesi’nin geleneksel
tarım ürünleri olarak bilinen ve büyük oranda ihraç edilen incir, üzüm, zeytin ve kestane gibi
birçok ürünün geleceğini tehlikeye atacağı açıkça ortadadır. Bu alanlarda bulunan
zeytinliklerin, coğrafi etikete konu olmuş, Hurma Zeytin, Enginar ve Nergiz çiçeği gibi tarımsal
ürünlerin yanısıra, koyun ve keçi sütüne dayalı süt ürünlerinin üretildiği bölgeler de olumsuz
etkilenecektir. Bu sebeple;
• jeotermal enerji ile elde edilebilecek sondaj yatırım planı ve ısı derecesinin belirsiz ve bilimsel
dayanaktan uzak olduğu,
• sondaj derinliğinin belirsiz ve maliyet hesabının da rasyonel olmadığı,
• arama-sondaj çalışmaları esnasında sıyrılacak bitkisel toprak miktarının belirsizliği gibi pek
çok konuda tarıma ve çevreye etkileri yönünden, İzmir Valiliğince, İzmir halkına somut bir
taahhütte bulunulmadığı,
• Her türlü alan kullanımının; başta Çevre ve Şehircilik Bakanlığının, 1/100.000 Ölçekli İzmir
Manisa illerini kapsayan Çevre Düzeni Planına, devamında İzmir İlini kapsayan her alt ölçekteki
plan kararlarına ve plan mevzuatına uygun çalışma yapılmadan ve planlara işlenmeden arama
ve işletme sahaların ihale edilmesinin, mer’i mevzuata ve bilime aykırı olduğu,
• Mera, zeytin yönünden özel tarım alanı, Özel Çevre Koruma Alanı, orman alanı, sulak alanlar
olması nedeniyle ilgili çeşitli kurumlardan (2872, 5216 , 2560 ve 3194 sayılı Kanunlar uyarınca
İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZSU, DSİ, 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin
Aşılattırılması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tarım ve Orman Bakanlığı, Kültür ve Tabiat
Varlıklarını Koruma Kurulları, 4081 sayılı Kanun uyarınca Çiftçi Mallarını Koruma
Meclislerinden, Milli Emlak Müdürlüklerinden gerekli izinlerin alınmadığı ve hatta bu alanların
bulunduğu sahaların ayrı tutulmadığı,
• Bu alanlarda mülkiyet araştırması yapılarak, çoğunluğunu hazine arazilerinin oluşturduğu
arazilerin 4706 sayılı Kanun uyarınca sondaj-arama amacıyla kiralayacak olan yatırımcıların, bu
arazilerin 31.12.2019 tarihinden evvel %50 bedelle satın alma maksatlı kiralanma amacı olup
olmadığının değerlendirilmemesi, özel mülkiyete konu yerlerdeki çiftçi ve arazi sahiplerinin
zararlarını karşılayacak bir teminat ve tazminat bedeli öngörülerek bu teminatların ihale
bedeline yansıtılmadığı,
• Bu alanlarda jeotermal sıvının çıkartılması ve enerji üretim amaçlı kullanılması durumunda
yöredeki bitki örtüsüne, canlılara ve tarım sektörüne önemli çevresel etkisinin olacağı, gürültü
ve kükürt dioksit kaynaklı koku kirliliği oluşacağı, turizmin olumsuz etkileneceği dikkate
alınmadığı görülmüştür,
• Özellikle Çeşme Ovacık’ta İzmir 5.İdare Mahkemesinin 2018/845 E. 2019/676 K.sayılı
28.05.2019 tarihli jeotermal enerji yatırımı ile ilgili “ÇED Gerekli Değildir kararının iptaline
ilişkin yargı kararı ve dayanak bilirkişi raporu” nazara alınmadan yeniden bu yerlerin ihale
edildiği, bu durumun Anayasanın 125,138.maddeleri ile İYUK’un 27-28.maddeleri uyarınca
yargı kararına uygun işlem tesis edilmesi gerekirken yeniden ihaleye çıkılması hukuki ve cezai
sorumluluk gerektirmektedir.

• Toplumda, bu ihalelerin bir kısmının asıl amacının, turizm bölgeleri başta olmak üzere değerli
arazilere (çok ucuza) sahip olunması olabileceği kaygısı vardır.
Başta Aydın, Denizli, Alaşehir, Salihli olmak üzere, pek çok yörede jeotermal işletmeler
nedeniyle yaşanan çevre sorunları ortadayken, İzmir Valiliğinin bu ihaleleri açmasını hayretle
karşılıyoruz. Kendilerini duyarlı olmaya, ihaleleri iptale çağırıyoruz.
Tire–Ödemiş-Kınık-Kiraz ilçelerine komşu olan Aydın ve Manisa illerinde de aynı şekilde, Aydın
Çevre ve Doğa Derneği tarafından açılan davalara ilişkin jeotermal enerji santrali için
mahkemelerce verilmiş iptal kararlarının dikkate alınmaksızın zeytincilik, tarım ve hayvancılık
faaliyeti sürdürülen bu bölgelerde Jeotermal kaynak sahası arama ve işletme amaçlı yatırım
planlanmasının Anayasa ve uluslararası mevzuatla korunan yaşam hakkı, mülkiyet hakkı, çevre
haklarının ihlali niteliğindeki bu idari tasarrufun hukuk devleti ilkesine ve kamu yararına aykırı
olması nedenlerinden ötürü, 14.11.2019 tarihinde yapılacak BU İHALENİN İPTALİNİ İSTİYORUZ.


İzmir halkını, çiftçilerimizi, duyarlı STK ve DKÖ’lerimizi, turizmcilerimizi ve tüm duyarlı
kesimleri, İzmir’in büyük bölümünde telafisi olanaksız zararlar doğuracağı açıkça bilinen
jeotermallere karşı çıkmaya ve bu ihalelerin iptalini istemeye çağırıyoruz. İzmir Büyükşehir
Belediyesi’ni ve ilçe Belediyelerini de bu konuda duyarlı olmaya çağırıyoruz. Belediyeler ve
Belediye Birlikleri bu konunun takipçisi, açılacak davaların müdahili olmalılar.

Bu nedenlerle mevzuata, T.C. Anayasa’sına, Uluslararası İnsan Hakları ve Çevre Mevzuatına ve
bu sahalar ile ilgili daha önce verilmiş iptal kararlarına aykırılık taşıyan 14.11.2019 tarihinde
yapılacak ihalelerin iptaline karar verilmesini, aksi halde çevre ve insan sağlığı açısından telafisi
imkansız zararlara sebebiyet verileceğinden, dava ve şikayet v.b. hukuki yollara başvuruda
bulunacağımızı duyuruyor ve biz aşağıda imzası olan kurumlar, İzmir halkını bu konuda duyarlı
olmaya, yaşanılası bir İzmir için mücadele etmeye çağırıyoruz.

13.11.2019
EGEÇEP, İzmir Barosu, İzmir Tabip Odası, Ziraat Müh. Odası, Kimya Müh. Odası, Makine
Müh. Odası, Jeofizik Müh. Odası İzmir Şb., İDT (İzmir Düşünce Topluluğu),
Çeşme Kent Konseyi Ekoloji Platformu, Eğlen Hoca Mahallesi Muhtarı, İZÇEP, ÜZÜM-SEN,
İzmir Yaşam Alanları, Karaburun Kent Konseyi, Ödemiş Kent Konseyi, Konak Kent Konseyi,
AYÇEP, Tire Çiftçileri, Tüm Köy Sen, CHP İl Tarım Komisyonu, Ege 78’liler Derneği,
Foça Forum. Köy-Koop.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.