HALKIN İRADESİNE DARBE

İZMİR EMEK VE DEMOKRASİ GÜÇLERİ FAŞİZME KARŞI BARIŞ VE DEMOKRASİ İÇİN HERKESİ OMUZ OMUZA MÜCADELEYE DAVET ETTİ..
İçişleri Bakanlığı’nın, Diyarbakır, Van ve Mardin Belediyelerine kayyum atanmasının ardından İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri tarafından bir basın toplantısı gerçekleştirilmek istendi.
İzmir Valiliği’nin 5442 sayılı İl İdaresi kanunun 11/ C maddesi ve ayrıca 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri yürüyüşleri Kanunu’nun 17.maddesi gereğince her türlü eylem ve etkinliklerin İzmir İl Sınırları içerisinde 19 Ağustos itibariyle 10 gün süreyle yasaklanmasının ardından Eski Sümerbank önünde gerçekleştirilmek istenen basın açıklaması İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri Yürütmesi tarafından Disk Ege Bölge Temsilciliğinde yapıldı.

DİSK Ege Bölge Temsilciliği önünde toplanan kitle Diyarbakır,Mardin ve Van belediye Başkanlarının görevden alınarak yerlerine kayyum atamasını ve İzmir valilik yasağını sloganlarla ve alkışlarla protesto etti.

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri Yürütmesi adına açıklamayı DİSK Ege Bölge Temcilcisi Memiş Sarı yaptı.
“Ülke olarak bu sabah bir kez daha sivil darbeye uyandık. Demokrasinin temel ilkelerini durmaksızın ayaklar altına alan iktidar, Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediye Başkanlarını görevden alarak yerlerine bir kez daha kayyum atadı. Belediye başkanları hakkında yürütülen adli-idari soruşturmalar bahane edilerek yapılan bu gaspın, demokrasiyle ve hukukun üstünlüğü anlayışıyla bağdaşır hiçbir yanı bulunmamaktadır”
“Cumhurbaşkanının kararının, halkın iradesinden üstün görüldüğü bu anlayış, benzerlerini darbe dönemlerinde gördüğümüz faşizan bir yönetim zihniyetinin ürünüdür. Uygulanan tekçi ve faşizan politikaların sonucu olarak halkın ezici çoğunluğunun Meclise, yargıya, adalete, basına inancı ve güveni oldukça zayıflamıştır. Yandaş olmayan yapı ve kurumlar ise etkisizleştirilmeye, kriminalize edilmeye, hatta pervasızca “terörist” olarak tanımlanmaya çalışılmaktadır.
Gelinen aşamada irade gaspları ile seçimler anlamsızlaştırılmakta, umutsuzluğun egemenliği sağlanmaya ve “artık yeter” diyen kitlelere çaresizlik duygusu aşılanmaya çalışılmaktadır.
Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehir Belediye Eş başkanlarının görevden alınarak yerlerine valilerin kayyum olarak atanması, birçok şehirde aralarında belediye meclis üyelerinin, HDP-DBP üye ve yöneticilerinin de olduğu 418 kişinin gözaltına alınmasının temel amacı budur. OHAL döneminde yüze yakın belediyeye kayyum atanmış, bu belediyede çalışan 3 Bini aşkın işçi iten atılmıştır. Bir önceki kayyum dönemi yolsuzluklarını halkın gözleri önüne seren; sefahat, talan ve yağmadan ibaret yönetim anlayışını teşhir eden belediye başkanları görevden alınırken ileri sürülen temelsiz gerekçeler, seçmenlerin ve bizlerin gözünde yok hükmündedir. Halkın yüzde 50’den fazlasının iradesi ile seçilen başkanlara karşı gerçekleştirilen irade gasbı, rejimin faşist karakterini bir kez daha göstermiştir. Sandıkta kaybedileni demokrasi dışı yollarla gasp etmeye çalışmak, bunu alışkanlık haline getirmek, tek adam rejiminin siyasal ahlak düzeyinin de göstergesidir.
Kayyum politikası, ülkede demokrasiden, barıştan, emekten yana olan herkese verilmiş bir gözdağıdır.. Kimsenin kendini halkın iradesi ve yargının yerine koyma hakkı yoktur. Halkla hiçbir bağı olmayan, halka karşı hiçbir sorumluluk duygusu taşımayan kayyumlar sadece demokrasiye değil, atandıkları yerel yönetimlere de büyük ve kalıcı zararlar vermektedir. Rejimin temel bir özelliği haline gelen sivil darbeciliği kabul etmedik, etmeyeceğiz.
Demokrasi, seçilmişlere saygı, hukuk ve adalete güven duygusu “sağlık” göstergesidir. Derinleşen ekonomik krizin geniş yoksul halk kesimlerinde yarattığı öfke tüm kışkırtmalara rağmen demokratik bir şekilde sandığa yansımıştır. Halkın iradesinin yok sayılması, derinleşen ekonomik krizle berabere işçi emekçi yoksul halklara bütünlüklü bir saldırı olduğunu ve ülke ciddi bir yönetememe krizine doğru iktidar eliyle sürüklendiğini görmekteyiz. Halkın iradesine kayyum atanamaz.
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Adnan Selçuk Mızraklı, Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk ve Van Büyükşehir Belediye Başkanı Bedia Özgökçe Ertan’ı seçen irade bizim de irademizdir.
Bu hukuksuz ve antidemokratik zihniyete karşı, tüm kutuplaştırma ve düşmanlaştırma çabalarına rağmen birleşik mücadelenin gücüne inanan emek ve demokrasi güçleri olarak, saldırıları birliğimizle püskürtebileceğimizi bir kez daha hatırlatıyor, demokrasiden yana bütün kesimleri faşizme karşı barış ve demokrasi mücadelesinde omuz omuza durmaya davet ediyoruz.”

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.