Kemalpaşa’da Oyak Kuruluşu Akdeniz Kimya’nın İşçilere Mezar olmasına izin vermeyeceğiz!

OYAK kuruluşu olan Akdeniz Kimya’daki baskılara, sendikasızlaştırmaya,iş kazalarına karşı ve iş güvenliği ve işçi sağlığının temini için Lastik-İŞ sendikası kamuoyundan destek istedi. İŞKUR’u ve adli makamları gerekenleri yapmaya çağırdı.
Disk Lastik-iş Sendikası İzmir Şubesi binasında, Lastik-İş Sendikası Genel Başkan yardımcısı Ziya Ünal, Disk Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, Lastik-İş sendikası İzmir Şube Başkanı Yusuf Ziya Sarı ve Ege Örgütlenme sorumlusu Zedin Yumli ile birlikte Kemalpaşa’da bulunan ve OYAK kuruluşu Akdeniz Kimya fabrikasındaki sendikal örgütlenmeye karşı baskıları, iş kazalarını ve yoğun yaşanan işçi Sağlığı ve güvenliği sorunlarını bir basın toplantısıyla açıkladı. Açıklamaya Birleşik Metal-İş Sendikası İzmir Şubesi Başkan yardımcısı, Genel-İş Sendikası Temsicileri ve İmece-Der Başkanı ve Lastik-İş Sendikasının bir kısım üyeleri katıldı.

Açıklamayı Lastik-İş Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Ziya Ünal yaptı. Açıklamada;

‘‘Bilindiği gibi İzmir’in Kemalpaşa ilçesinde kurulu Akdeniz Kimya kısa adı OYAK olan Ordu Yardımlaşma Kurumuna ait bir işyeridir. Oyak,Türkiye içinde ve dışında başka işyerleri de bulunan çok uluslu bir kurumdur.

Bir OYAK kuruluşu olan AKDENİZ KİMYA yabancı işyerlerini de satın alarak zaman içinde büyüdü. Gelirini ve karını artırdı. Bütün atılımlarını biz işçilerin çalışmalarıyla yaptı.

PEKİ KENDİSİ BÜYÜYEN VE GELİŞEN AKDENİZ KİMYA İŞÇİLERE NE VERDİ?
Çalışanların ücretleri mi arttı? Çalışma saatleri mi azaldı? Yeni sosyal yardımlar mı verdiler? iş güvencesi mi geldi? İşçilerin iş kazalarından ve meslek hastalıklarından korunması için adımlar mı atıldı? İşçiler işyerinde söz hakkına mı sahip oldu? İşçilerin isteklerini dinleyip saygı mı gösteriyorlar?

Bunların hiç birisi gerçekleşmedi.Yapılanlar göz boyamadan öteye geçmedi. Akdeniz Kimya işvereni işçileri işten çıkarma tehdidi ile baskı altına alarak düşük ücretlerle ve hiçbir söz hakkı tanımadan çalıştırmaya devam etti. İşçileri iş kazalarına ve meslek hastalıklarına karşı tedbir almadan çalışmayı sürdürdü. Bugün Akdeniz Kimyadan ayrılan işçiler başka işyerlerine bavurduklarında genellikle sağlık raporu alamıyorlar.Birçoğunda Akdeniz Kimyada yakalandıkları akciğer hastalıkları çıkıyor.
Akdeniz Kimya’da sendikamız, 14 Ağustos 2017 tarihinde toplu iş sözleşmesi yapmak için Bakanlığa başvurmuştur.Bakanlıktan 24.08.2017 tarihinde sendikamızın toplu iş sözleşmesini yapmak için işyerinde çoğunluğu sağladığı bildirilmiştir. Ancak Bakanlığın bu tespitine işveren itiraz etmiştir.açılan dava 2 yıldır devam etmektedir.
Akdeniz Kimya, işkolumuzda faaliyet gösteren KİPLAS işveren sendikasının üyesidir.Kendisi sendikaya üye olan işveren, işçilerin sendikaya üye olmasına şiddetle karşı çıkmakta ve yasa dışı baskılar uygulamaktadır. İşçiler işverenin tutumunu çeşitli defalar protesto etmiş bulunmaktadırlar. Yine sendikamızın kamuoyuna duyurular yayınlamış, işyerinde protesto gösterileri yaparak işverenin baskılarını kınamıştır. Akdeniz Kimya’da çalışan onlarca işçi, Kemalpaşa Adli makamlarına başvurarak işverenin yasa dışı baskılarının önlenmesi için şikayette bulunmuşlardır.
Bugün Akdeniz Kimya’da sendikamızın işçilerle buluşmasını engelleyen ve toplu iş sözleşmesi sürecini geciktiren işverenin, işçilerin hayatına kastettiği, denetimsiz bir ortam söz konusudur.Bugün, Akdeniz Kimya artık işçi sağlığı ve iş güvenliğinin tehdit altında olduğu bir işyeri durumundadır. Sendikal örgütlenmenin yokluğunda denetimsiz kaldığı için, aşırı kar hırsı ile işyerinde iş kazaları her geçen gün artmaktadır. Son bir yılda derin yanıklar, kırıklar,ezikler ortaya çıkaran yirmiden fazla iş kazası yaşanmıştır.22 Haziranda yaşanan iş kasında ise bir işçi kardeşimizin kolu kopmuştur. Bu olaydan birkaç gün sonra, işyerinde vardiyada çalışan tüm işçilerin yaralanabilecekleri bir kaza ise büyük bir şans eseri olarak ucuz atlatılmıştır. Yangın söndürme hattında vanaların patlaması ile işçilerin dinlenme alanları tehlike altına girmiş ancak dinlenme alanında kimse olmadığı için olay herhangi bir yaralanmaya yol açmamıştır. Sendikamız bu olayların daha da vahim sonuçlara yol açmaması ve devamının önlenmesi için herkese çağrı yapmaktadır.İzmir İŞKUR İl Müdürlüğü’ne Akdeniz Kimya’da gerekli incelemelerin yapılması için başvuruda bulunduk. İşveren sendikası KİPLAS’a konuya dikkatleri çeken bir uyarı yazısı gönderdik.
Akdeniz Kimya’da örgütsüzlük ve işverenin gereken önlemleri almaması dolayısıyla işçilerin meslek hastalığı ya da iş kazası ile hayatlarını ya da çeşitli organlarını kaybetmeleri asla kabul edilemez. Bir işçi arkadaşımızın canının yanmasının ya da hayatını kaybetmesinin sorumluluğu elbette Akdeniz Kimya işverenine aittir. Ancak bu konuda işveren kadar, işçilerin çığlıklarına ve taleplerine bugüne kadar kayıtsız kalmış olan idari ve adli makamlar da büyük sorumluluk altındadır. Akdeniz Kimya’da önümüzdeki günlerde işçilerin hayatına kastedecek olayların gerçekleşmesinden büyük kaygı duyuyoruz. Son bir yıldır yaşanan iş kazaları, gelecekte daha kötü sonuçların ortaya çıkabileceği endişesini yaşatıyor. Adli ve idari makamların tümünü, bugüne kadar işverenin etkisiyle İçine girdikleri ve işçilerin haklarına saygı göstermeyen kayıtsız tutumu terk etmeye davet ediyoruz.
Kemalpaşa’da, OYAK işvereninin, bugüne kadar adli ve idari makamları etkisi altına alabildiğini gördük ve yaşadık. Ancak hiçbir gücün insanların vicdanlarını köreltemeyeceğine inanmak istiyoruz. Bu nedenle Lastik_İş sendikası olarak, bir kez daha İŞKUR’u ve adli makamları Akdeniz Kimya’daki işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda gerekenleri yapmaya davet ediyoruz. İlgili mahkemeleri de işverenin kötü niyetli olarak açmış bulunduğu yetki davasını bir an önce, işçilerin yasal haklarını kullanmalarını sağlayacak şekilde sonuçlandırmaya davet ediyoruz.
İnanıyoruz ki haklı olan kazanacak ve işçiler, sendikamız Lastik-iş ile birlikte toplu iş sözleşmesi hakkına kavuşarak yoluna devam edecektir. Tek amacımız Akdeniz Kimya’da insanca üretim ve yaşama koşullarının hakim olduğu, iş kazalarının sıfırlandığı, işçilerin gülerek işbaşı yapıp, sevinçle evlerine döndüğü, barış ve huzur içinde çalışılan bir işyeri ortamını bir an önce oluşturmaktır. Sendikamızın Akdeniz kimya işçilerinin bu onurlu mücadelesine tüm kamuoyunun destek olacağına inanıyor hepinizi saygıyla selamlıyorum. ‘’

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.