FAHRETTİN HALDUN ERKUŞ

FAHRETTİN HALDUN ERKUŞ
(08.06.1959-25.05.1980)

Fahrettin Haldun Erkuş 08 .06 1959 İzmir’de doğdu. Babası ‘araç çekici’ aracıyla ailesinin geçimini sağlayan bir emekçiydi. Beş çocuklu bir ailenin ilk çocuğuydu. İlk orta ve lise öğrenimini İzmir’de yaptı. Üniversite giriş sınavında Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesini kazandı ve öğrenimini bu okulda sürdürdü.

Ailesi Konak ilçesi Çimentepe Mahallesinde oturuyordu. Haldun, Kadifekale, Ballıkuyu, Çimentepe, Basmane, Yeşildere mahallerinde kitle çalışması yapıyordu. Aldığı görevi mutlaka yerine getiren, saygılı,kibar, duygusal,fişek gibi atılgan tüyü henüz çıkmış, devrimcinin delikanlısıydı. O dönemde Aziziye’de MHPliler, Çimentepe’de İGDliler, Kadifekale’de kürt ulusalcıları etkiliydi.. Bu mahallelerde Haldun, gazete, bildiri dağıtıyor, zamlara, hayat pahalılığına, faşizme karşı aydınlatıcı, halka gerçekleri açıklayan bir faaliyet yürütüyordu.

Arkadaşları, Haldun’un sempatik, yalın, içtenlikli, emekçilerle kolaylıkla ilişki kuran fedakar, halka ve devrime nişanlı özellikleri olan bir devrimci olarak anlatıyorlar. Onun kişilik özellikleri ve fedakarca kitlelere gerçekleri açıklama faaliyeti her türden emperyalizme, faşizme ve gericiliğe karşı kararlı mücadelesi ve gençlik kitlelerinde bıraktığı etki modern revizyonizmin ve onun hempalarının da dikkatini çekiyordu. Haldun, düzenli ve disiplinli bir çalışma yürütüyordu. Çimentepe’de oturmasına karşın her gün Yeşildere YDGD ye gelirdi. Yeşildere, Kadifekale, Yalçınkaya mahalleleri 1970 li yıllarda hem heyelan bölgesi hem de İzmir’in en yoksullarının oturduğu yerleşim yerlerinden biriydi. Daha o yıllarda yoksul mahallelerde uyuşturucu çeteleri kol geziyordu .Yeşidere’de de, gençliği uyuşturucu bağımlısı yaparak ,kokuşmuş kapitalist düzenin parçası durumuna getirmek ve düzene kölece bağımlı hale getirmek istiyorlardı. Gençliğin dinamizminin sömürüye, eşitsizliğe, pahallılığa ve faşizme karşı mücadeleye ve gençliğin örgütlü bir güce dönüşmesi engellenmeye çalışılıyordu. Tüm kapitalist devletler yoksulları ve emekçileri çürümüş düzene bağlamanın yolu olarak halen bu politikaları sürdürmektedir..

Dönemin Yurtsever Devrimci Gençlik hareketi uyuşturucu çetelerine karşı aktif mücadele ediyordu; hatta arkadaşlar, bağımlı hale gelen 20-30 civarında ergenlik yaşındaki gencin üniversite hastanesinde tedaviye görmesini sağlamıştı. Bir gün Haldun arkadaşlarıyla birlikte uyuşturucuları ve satanı yakalıyor, diğer arkadaşlar satıcıyı cezalandırmak istiyor ama Haldun adamla konuştuktan sonra bu işi, çaresizlikten, yoksulluktan yaptığını kavrıyor. Ona gençliğe verdiği zarar ve sonuçlarını anlatarak bir daha yapmaması konusunda uyarıyor, uyuşturuculara da el koyup YDGD yönetimine haber veriyor. Uyuşturucular yakılarak yok ediliyor. Satıcı daha sonraki zamanlarda Haldun ve babasının kurduğu ilişkilerle, uyuşturucu çetelerinden kopuyor.

Haldun siyasal perspektifi kuvvetli, halkın kurtuluşu davasında inançlı, halka bağlı, teoriyi öğrenmeye, gelişmeye çok açık çok kararlı bir devrimci ve tam bir dava işçisiydi. Hatta âşık olmayı bile devrimden çalınmış zamanlar olarak görecek, yaşı gereği ne yaparsa yapsın susturamadığı gencecik kalbi sevdiği kız için çarparken bile “Şimdi bunların zamanı mı? Hocam bizim bunlarla geçirecek zamanımıza yazık değil mi?” diye yaşadığı bu güzelim duygudan utanarak anlatacak kadar da inceydi..

Ailesini devrimci mücadelenin bir parçası yapmakla başlamıştı çalışmaya. Babası önceleri apolitik, hatta örgütlü mücadeleye uzak duran, işi gereği güvenlik güçleriyle ilişkiliyken, Haldun’un ısrarlı anlatımları, arkadaşlarıyla babasını tanıştırması sonrasında, arkadaşlarımızdan her birini oğlu gibi benimsemesini sağlamıştı.
Haldun, gazete satışı, Buca afet evlerinde halka arsa dağıtımı, gecekondu yapımlarına destek olsun, propaganda, yazılama, afişleme çalışmalarında hep görev alıyor hiçbir görevini aksatmıyordu. Tokullar Deri grevci işçileriyle, Şafak Deri Fabrikalarının grevci işçileriyle ilişkiler kurulmasında onun cana yakınlığının çok etkisi olur. Onun yüreği, işçilere emekçilere sıcaktı; onların sendikasız, düşük ücretlerle, sağlıksız koşullarda ve uzun süreli çalışması onun derdiydi..
Sıkıyönetim şartlarında, Hatay Üçyol’dan Burdur ve Denizli bölgelerinin gazetelerini alıcılarına ulaştıranlardan biri de Haldun idi.

Sevgili Haldun, 25 Mayıs 1980 de mahallenin gençleriyle 19 Mayıs İlkokulu’nun bahçesinde top oynarken İGD li Hasan adında bir modern revizyonist silahlı olarak okulun bahçe kapısına gelir ve silahını ateşler ve genç devrimci olduğu yere yığılır, can verir.

Haber hızla yayılır, İzmir’de sıkıyönetim koşulları yaşanmaktadır. Haldun Çimentepe’deki evine taşınır, evi yoldaşları ve mahalle gençleriyle doludur. Cenaze yoldaşları tarafından kaldırılacaktır. Henüz gencecik ve naif, işçilerin ve emekçilerin dostu, bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm sevdalısı, her türden emperyalizme ve faşizme ve gericiliğe karşı mücadele azmiyle dolu yiğit devrimci Haldun 26 Mayıs günü evinden alınarak yüzlerce yoldaşının elleri üstünde yağhanelerde sloganlarla yürünerek Eşrefpaşa cami önüne kadar getirilir; burada cenaze kortejine güvenlik güçleri tarafından saldırı başlar…. Haldun’un devrimci arkadaşları göz altına alınır, gözaltındakilere şiddet uygulanır ve bir kısmı yargılanır, ceza alanlar olur. Haldun aynı gün 26 mayıs 1980 tarihinde toprağa verilir.

Günümüze dek sosyalizm mücadelesinde ve anılarda onurlu yerini koruyor, her zaman genç, her zaman ışık tutan, umutlu gülüşüyle bizlerle yaşıyor.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.